27 Ekim 2010 Çarşamba

Pablo Neruda….

Pablo Neruda….

Şilili Şair, 50’li yıllarda Capri’de sürgün,
1971 Nobel ödülü…

Güney Amerikalı şairlerin ortak özelliğidir uzun yazarlar, sürgün de yaşarlar,
Acı çekerler ve çok güzel aşık olurlar.

İtalya, Capri ve onun hakkında yazacak çok şey var,
yakında…..

Ve zamanıydı... Gelmişti şiir
beni yoklamaya. Bilmiyorum, bilmiyorum nereden
geldi, zemheriden mi yoksa bir nehirden mi.
Bilmiyorum nasıl ya da ne zaman,
sesler değildi, sözcükler değildi,
sessizlik de değildi,
fakat beni çağırıyordu bir cadde,
gecenin dalları,
ansızın başkaları,
şiddetli yangınların arasından
ya da belirsiz yüzümle oradan
dönerken yalnız,
dokunmuştu bana.

Pablo Neruda

(Mehmet Denli 27.10.2010)

26 Ekim 2010 Salı

Monica Belluci, Bruschetta ve Kuzu Tandır…

Marka yaratmak, dizayn veya estetik değildir bence İtalyan dehası.
İçgüdüsel bir şekilde basit olandan yaratmasıdır  bu sıradışılığı.
Bir çok İtalyan markası sıradışıdır, daha güzel veya kaliteli değil; sıradışı.Kendine özgüdür ruhu vardır, ve basittir. Bu ruhu, yüksek reklam harcamaları, sponsurlaklarla, yıldızlarla değil mütevazilik ve kendine özgü olmaları ile kazandırırlar.

Monica Belluci
 Bence bunun önemli kanıtlarından bir tanesidir Monica Belluci, dünyanın en güzel kadınlarından biridir, rakibeleri haftanın 3 günü NY’daki stüdyolarında , 2 günü LA Malibu Beach’deki malikanelerinde yaşayıp, Unisef Programlarında, Küresel Isınma toplantılarında boy gösterirken, o Roma’da eşi (Fransız oyuncu Vincent Cassel) ve kızı ile mütevazi bir hayat yaşar.Evine yürüme mesafesindeki küçük tiyatroda ayda 2 defa seçtiği oyunda oynar.Dünyanın en büyük sex ikonlarından bir tanesi olmak ve milyon dolarlar kazanmak varken, o ‘’içinde zerafet barındıran seksi şıklığı seviyorum’’ der. Sadece evli çiftlerin tüp bebek sahibi olabilmesini protesto etmek için, hamileyken Vanity Fair dergisine çıplak poz verir.




İtalyan şehirlerinin banliyölerinde, varoşlarında bile görürsünüz bu basit sıradışı estetiği.Taş binalarda alt alta olan balkonlarda aynı açı ile açılmış, aynı renk tahta panjurlar ve hepsinden dışarı saçılan kırmızı çiçekler.

Bruscetta
Ve Bruschetta; bence yukarıda saydığımız İtalyan dehasının zirvesidir.Kızarmış ekmek, zeytinyağ, sarımsak ve fesleğen ile yaratılmış bir dünya markası.
Biz dünyanın en güzel et yemeklerinden biri olan Kuzu Tandırı sınırlarımızdan dışarı çıkaramazken, Rusların Piroşkisi, Macarların Gulaşı, Polonyalıların Zurek Çorbası, Portekizlilerin Bacalhausu dünyada yöresel restaurantlar dışında çok fazla tercih edilmezken, Bruschetta gibi kolay bir aperatif tanesi 3-4 Eurodan dünyanın her yerinde ilgi görmektedir.

Mehmet Denli (26.10.2010)

23 Ekim 2010 Cumartesi

İtalya'da Tipik Bir Pazar Günü

Benim için pazar günü demek uzuuun uzun kahvaltı etmek demektir. Eminim sizin için de öyledir. Sucuklu yumurta, kızarmış ekmek, iki üç çeşit reçel, zeytin, peynir çeşitleri, kabukları soyulmuş domates ve salatalık ... ve ince belli bardakta çay ... hatta kahvaltıdan sonra, bir de keyif çayı faslımız vardır. Karnımız doymuştur ve saatler sürecek olan gazete ve onların eklerini okuma faslı başlar ... Hatta arada bir de orta şekerli türk kahvesi geldi mi önümüze, değmeyin keyfimize. 


tipik italyan kahvaltısı
Gel gelelim İtalya'ya ... Pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi kahvaltıda  ne yeniyorsa pazar sabahı da aynısı, yani içecek olarak cappuccino ya da espresso, yanında bir bardak taze sıkılmış portakal veya greyfurt suyu ve bir brioche (yani kuruvasan ve çikolatalı, marmelatlı veya sade), bu kadar! Hafta sonlarında Kıymet'lere gittiğimde biz Kıymet ile aynı yukarıda anlattığım türk kahvaltısını hazırlarken Gabrielle kahve ve mulino bianco bisküvi ve kividen oluşan kahvaltısını ediyor. Tabii her şeyin bir nedeni var. Damağına bu kadar düşkün bir toplum nasıl olur da pazar kahvaltı merasimini atlar? 

Bir italyan ailesi için haftanın en önemli saati pazar günü saat 13:00'dür. Bütün italyanlar (italya'da ve yurtdışında yaşayanlar) haftanın bu saatinde, yani pazar günü öğle yemeğinde çoluk çocuk toplanırlar. Genellikle saat 17:00'ye kadar süren bu öğle yemeğinde evin annesi (kaynana yani suocera) oğluna, gelinine ve torunlarına ziyafet çeker. Benim bu ülkede en çok hoşuma giden şeylerden biri, cumartesi günü süper marketlerde ninelerin ellerinde uzun listelerle sepetleri ağzına kadar doldurmalarıdır. Eeee, pazar günü sevgili oğulları yemeğe gelecek, hamazan allah gelinleri oğullarını aç falan bırakmıştır, değil mi? Şaka bir yana, toplantılar hep erkek annelerinin evinde oluyor. Bu toplantıları ekmek veya ekmeye kalkmak veya ekmeyi aklınızdan geçirmek kesinlikle yasak! Konuşulan konular bizim türklerinkilerin aynısı, politika ve futbol.  Yemek bitiminde gelin eve döner. Evin oğlu ise ya halı saha maçına gider ya da o da eve döner. 


Hayatımın filmi Godfather'dan bir sahne
Tipik bir italyan ailesi, Corleone ailesi Connie ve Carlo'nun düğününde
Daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. Malcolm Gladwell'in Outliers (Çizgi Dışındakiler) kitabının girişinde italyanlardan bahsediyor. Onların uzun yıllar sağlıklı yaşamalarının nedeninin bu sosyalleşme olduğunu anlatır. Açıkçası bana çok güzel bir gelenek geliyor ama zorunluluk olan her şey sonunda sıkıcı olur. Türk kadınlarına küçük bir tavsiye; eğer italyan bir sevgiliniz varsa bu yukarıda anlattığım geleneği ciddiye alın. Ben Perugia'da dil okuluna giderken öğretmenler uyarırdı, romantik italyan erkeklerine aşık oluyorsunuz ama pazar günlerinden nefret etmeye başlıyorsunuz. Sonra da apar topar ülkenize dönüyorsunuz. Benden söylemesi, kararı siz verin! 

22 Ekim 2010 Cuma

Be Italian



Rob Marshall’ın Nine filminden bir sahne;
1960 ların İtalyası, Ünlü Yönetmen Guido Contini (Daniel Day Lewis) erken orta yaş bunalımında, onu kendisi yapan her şeyden ve herkesden kaçıyor.
Mamma (Filmdeki annesi)  Sophia Loren’de arıyor cevapları.

Duruma hakim, yıllara meydan okuyan, güçlü, kibirli bir Güney İtalyan Kadını.  
Yeri geldiğinde kalıp mücadele eden, yeri geldiğinde ‘’va fanculo’’ diyerek çekip gidebilen.
Resim her şeyi çok net anlatıyor; Estetik, maçoluk, karizma ve stil hepsi koca bir balon aslında.

Kadın egemen bir toplum.

Gene aynı filmin soundtrackinden, başka bir fenomen Fergie ‘den ...
  
So you little Italian devils, you want to know about love'  
Saraghina will tell you. If you want to make a woman happy, you lie on what you’re born with, because it is in your blood.  



Be Italian  
Be Italian

(Mehmet Denli - 20.10.2010)

19 Ekim 2010 Salı

Guguklu Saat

Costiera Amalfitana


1949 yapımı ‘’The 3rd Man’’ Filminin meşhur Guguklu Saat repliği;


"Italya'da 30 yıl boyunca Borjiyalar (Borghese) vardi. Yani savaş, kıyım, cinayet... Ama Michelangelo, Leonardo ve Rönesans da aynı dönemde var oldular. Oysa İsviçre'de 500 yıllık demokrasi ve barış vardı. Ama ne yaratabildiler? Sadece guguklu saat!"
                                                                                                                                     Herry Lime (Orson Welles)

(Mehmet Denli 19.10.2010)

İtalyan Mutfak Kültürü

Roma

Avrupa Birliği şüphesiz dünyanın en büyük barış ve demokrasi projesi.
Ne diyor AB?
 İnsan haklarından hukuka, sağlıktan adalete aynı standartlar AB’de yaşayan tüm halklara eşit ve aynı şekilde sunulacaktır.
Tabi bunu gündelik hayatınıza ve hayat tarzınıza da indirgeyeceksiniz.

Yani İsviçre’nin dağlarında içtiğiniz süt ile Yunanistan’ın Evros bölgesinde içtiğiniz süt aynı standartlarda üretilecek veya Londra Sutton’da yeni yapılan bir Plaza,  Polonya Krakow’da yapılan ile aynı kalitede olacak, bu örnekleri çok geniş bir yelpazede değerlendirerek çoğaltabiliriz.
Bu  muhteşem proje, maalesef ki; sosyolojik anlamda kültürel zenginlik korunmadığı taktirde, refah ve ekonomik girdi artışlarına yaslanarak, yokuş aşığa bir şekilde tek tip insan modeline doğru ilerliyor.

Tam burada KÜLTEREL ZENGİNLİK teriminin üzerinde duruyoruz.Madem İtalya’dayız ve İtalya’ya yeni başlıyoruz, o zaman genetik kodları bu tek tip modele karşı çıkan bu zengin kültüre, mutfağından bakmaya çalışalım.

İtalyan mutfağı için söyleyeceğimiz ilk ve en temel özellik kuzey, güney farkıdır.
Sosyolojik olarak İtalya’nın bölünmüşlüğünü de en basit şekilde gözler önüne sermektedir.
Kuzey insanının vakti yoktur, ev iş arasında giderken askıda kahve içer, ev yapımı makarna ve şarap yapacak vakti yoktur, marketlerden alışveriş yapar, mesafelidir, renkli değildir bunun karşılığında yemekleri sadedir, çok domates yoktur, sarımsak çok sevmezler, tereyag kullanırlar, makarnalar çeşitli değildir; spagetti ve şehriye kullanılır.

Güneyde ise durum tamamen farklıdır, Pizza buradan çıkmadır, zeytin yağının olmadığı bir yemek yoktur, sarımsak esas adamdır, domates ve sebzeler  bol miktarda her yemekte vardır, insanlar market yerine evde üretirler, makarnalar çok çeşitlidir, insanların konuşmaya da siestaya da vakti vardır, sofralarda uzun oturulur, Pazar günleri ritüeldir; aile bir arada yemek yer.Futbol dindir, Maradona ise Mesih.

Yani kuzeyde durum sofistik iken güneyde ise kaotiktir.Kuzey insanı şüphecidir, Güneyi hiç bilmese AB ve İsviçre ile asimilasyona hazırdır, burnunu çevirdiği, hiç gitmediği güney ona hatırlatır İtalyan olduğunu.

Mehmet Denli (19.10.2010)

4 Ekim 2010 Pazartesi

Floransa halkının turistlere yaklaşımı :)

Floransa veya Toskana yılın her günü turist dolup taşar. Ben de bir yabancı olmama rağmen turist yoğunluğuna bir türlü alışamadım. Nikon ve Canon yazısından böğh geldi vallaha ama Floransalılar hayatları boyunca turistlerle yaşadıklarından gayet alışkınlar. En daracık, ufacık sokaktan bile turist fışkırmasını gayet normal karşılıyorlar. Cansu ile 4 Leoni civarında küçük bir sokaktan geçerken duvarda yandaki yazıyı gördük. Gayet canice bir yazı olmasına rağmen ben çok beğendim ve hemen turist(!) gibi fotoğrafını çektim. Bunu görünce turistlere işkence falan yapıldığını düşünmeyin. Herkes gayet nazik davranıyor. Biraz aşırıya kaçmış espri diyebiliriz.