19 Ekim 2010 Salı

İtalyan Mutfak Kültürü

Roma

Avrupa Birliği şüphesiz dünyanın en büyük barış ve demokrasi projesi.
Ne diyor AB?
 İnsan haklarından hukuka, sağlıktan adalete aynı standartlar AB’de yaşayan tüm halklara eşit ve aynı şekilde sunulacaktır.
Tabi bunu gündelik hayatınıza ve hayat tarzınıza da indirgeyeceksiniz.

Yani İsviçre’nin dağlarında içtiğiniz süt ile Yunanistan’ın Evros bölgesinde içtiğiniz süt aynı standartlarda üretilecek veya Londra Sutton’da yeni yapılan bir Plaza,  Polonya Krakow’da yapılan ile aynı kalitede olacak, bu örnekleri çok geniş bir yelpazede değerlendirerek çoğaltabiliriz.
Bu  muhteşem proje, maalesef ki; sosyolojik anlamda kültürel zenginlik korunmadığı taktirde, refah ve ekonomik girdi artışlarına yaslanarak, yokuş aşığa bir şekilde tek tip insan modeline doğru ilerliyor.

Tam burada KÜLTEREL ZENGİNLİK teriminin üzerinde duruyoruz.Madem İtalya’dayız ve İtalya’ya yeni başlıyoruz, o zaman genetik kodları bu tek tip modele karşı çıkan bu zengin kültüre, mutfağından bakmaya çalışalım.

İtalyan mutfağı için söyleyeceğimiz ilk ve en temel özellik kuzey, güney farkıdır.
Sosyolojik olarak İtalya’nın bölünmüşlüğünü de en basit şekilde gözler önüne sermektedir.
Kuzey insanının vakti yoktur, ev iş arasında giderken askıda kahve içer, ev yapımı makarna ve şarap yapacak vakti yoktur, marketlerden alışveriş yapar, mesafelidir, renkli değildir bunun karşılığında yemekleri sadedir, çok domates yoktur, sarımsak çok sevmezler, tereyag kullanırlar, makarnalar çeşitli değildir; spagetti ve şehriye kullanılır.

Güneyde ise durum tamamen farklıdır, Pizza buradan çıkmadır, zeytin yağının olmadığı bir yemek yoktur, sarımsak esas adamdır, domates ve sebzeler  bol miktarda her yemekte vardır, insanlar market yerine evde üretirler, makarnalar çok çeşitlidir, insanların konuşmaya da siestaya da vakti vardır, sofralarda uzun oturulur, Pazar günleri ritüeldir; aile bir arada yemek yer.Futbol dindir, Maradona ise Mesih.

Yani kuzeyde durum sofistik iken güneyde ise kaotiktir.Kuzey insanı şüphecidir, Güneyi hiç bilmese AB ve İsviçre ile asimilasyona hazırdır, burnunu çevirdiği, hiç gitmediği güney ona hatırlatır İtalyan olduğunu.

Mehmet Denli (19.10.2010)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder