21 Kasım 2010 Pazar

Akdeniz Ruhu



İtalya’yı neden mi seviyorum.
Çok basit çünkü ruhu var ve taklit edilemiyor.

En güzel örneğini resimde göreceksiniz.

’’Letter to Juliete’’ 2010 yapımı Amerikan filmi. Newyorklu nişanlı çift, erkeğin açacağı İtalyan Restaurantı için İtalya’ya gelirler.
Çocuk çok yoğundur, kız sıkılır ve ‘’sen git işini hallet ben kendi başımın çaresine bakarım’’ der. Çocuk çok mutlu olur işine döner.
Kızcağız Verona’da gezerken  Juliete’e duvara  yazılan  mektupların arasında 50 yıllık bir mektup bulur ve peşine düşer.

Amanda Seyfried Mamamia’dan sonra başka bir Akdeniz ruhu ile harmanlanmış Amerikalı cici kız rolünde.
Herşey uygun, kız güzel, tarzı kıyafetleri uyuyor, aşkın peşinden gidiyor, inancını hiç kaybetmiyor inat ediyor, baş kaldırıyor ama gene eksik.
Mamamia ‘da o ruh vardı; Meryl Strip vardı,  Abba vardı,
Damadın düğünden bir gece önce, eski bir Kuzey Ege efsanesi olan Truvalı Helen’in incilerini denizde arama sahnesi bile o ruha yeterdi.
Ama işin içine dar sokakları, Sienayı,  Toskana Bağlarını, peyniri, aşkı ve Juliet’i katmanız yetmiyor.

Çok kullanılan ucuz yönetmen numarasıdır, filmi çektiğiniz şehrin mekanlarına meydanlarına yaslanırsınız.
Akdeniz sahilleri bu iş için mükemmel mekanlar içerir. Bir yönetmenin dehası işte bu tip durumlarda ortaya çıkıyor.
Seneryosuna, oyuncularına güvenen yönetmen bu tip numaralara girmiyor, örnek mi?? Vicky and  Cristina Barcelona Woody Alen.

Filmde de göreceksiniz, Verona’nın, Toskana’nın ve Siena’nın muhteşem kareleri, butik otelleri, bağları sizi çekecek, gitmek isteyeceksiniz.
Verona meydan’da yenen akşam yemeği, Juliete’in duvarı içinizi kıpırdatacak.
Sırf bu görüntüler için  film seyretmeye değer ama anlatmak istediğimiz tamamen farklı.
30 Milyon Dolar da harcasanız, aşk, şarap, tutku da deseniz olmuyor.
Resim yukarda bakın ve siz karar verin.

Not: Juliete’in balkonu ile çiftin kaldığı odanın balkonunun üstü kapalı benzeştirilmesi ucuz olmuş.
Filmdeki erkek karakter Gael Garcia Bernal, ilk olarak İnarritu’nun  ‘’Paramparça Aşklar ve Köpekler’’ filmi ile karşımıza çıkmıştı. Sonra Salles’in ‘’Motosiklet Günlüğü’’ ile büyülemişti, Che’yi oynamıştı. Bu yeteneğin altını da ayrıca çiziyorum.

Mehmet Denli (09.11.2010)

Z.B. notu: Godfather 3. bolumdeki Sicilya sahneleri hala aklimda, sirf o film ugruna italyanca ogrenilir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder