30 Kasım 2010 Salı

The Beatles - Now on iTunes



Şu anda dünyadaki tüm Apple mağazalarında, internet sitesinde ‘’The Beatles.Now on İTunes’’ reklamı var.
İlk bakışta itunes üzerinden satış yapmak için bir reklam gibi görünüyor fakat içeriği çok daha faklı..
Beatles demek devrim (revolution) demek, yeni bir hayat tarzı demek, marka kendisiyle Beatles’ı özleştiriyor.

Bembeyaz, sade ve karmaşık olmayan, natural masalar üzerinde ürünlerinin sıralandığı, halkın kısa süreli net cafe olarak kullandığı apple mağazalarında, devamlı olarak Beatles şarkıları çalıyor, büyük afişlerle ekteki resim kafanıza işliyor ve siz mağazadan çıktıktan sonra aklınızda,  Beatles soundu, resmi ve apple oluyor. Günlerce resim ve sound kafanızın içinde dönmeye devam ediyor. Muhteşem ve çok basit bir pazarlama tekniği.

Aslında bu yazının anafikri ekteki resim, isterseniz bu resmin kodlarını biraz çözelim.

Yıl muhtemelen 60 ların sonları.Grup üyeleri artık yavaş yavaş bilindik görüntülerini almaya başlıyorlar.
Takım elbiseli, tek tip saç modelli, efendi taşralı İngiliz görüntülerinden çıkıp, her biri ayrı tarzını oluşturmaya başlamış.
Ayrılık rüzgarlarının artık yavaş yavaş esmeye başladığı resimden çok net bir şekilde anlaşılıyor.

Soğuk savaşın ortası, dünya kesin bir çizgi ile ikiye bölünmüş durumda, Sosyalizm gümbür gümbür geliyor, Küba’da Fidel ve Che rüzgarı esiyor. Rusya Macaristan’a girmiş sırada Çekoslavakya var. ABD ‘de bir yandan Vietnam ile uğraşıyor, diğer yandan Kenedy sonrası karizmatik lider arayışında.
Tüm karşı blog ve muhalifler Vietnam’ın arkasında.Kıta Avrupası kaynıyor, İRA İngiltere’yi kana bulamaya hazır, herkes yeni bir dünya istiyor ve özgürlük diyor.

İşte tam bugünlerde tüm dünyada Beatles demek özgürlük demek, isyan demek, tüm dünya ortak payda olarak Beatles’da buluşuyor, sınırları kaldırıyor.70 lerden itibaren özgürlüğün simgesi olacak Rock ruhu gittikçe sertleşen Baetles sounduyla doğmaya başlıyor.
John Lennon o meşhur sözüyle durumu çok net anlatıyor ‘’Beatles şu anda İsa’dan bile daha ünlü’’

Tekrar resime dönelim, kıyafetler üzerinden bu devrim ruhuna bakalım.
Mc Cartney’nin pantolunu, meşhur İspanyol paçadan  bugünkü boot cut paçaya dönmüş ve bu bir jean değil pantolon. Gömlek beyaz ve kolları kıvrılmış, 50 ve 60 larda kıvrılmış gömlek yoktur.O yıllarda yelek genelde takım elbise veya smokin ile giyilirken, Mc Cartney modern bir tarz yaratmış.Paçalar hepsinde kısa, amaç ayakkabının ön plana çıkması.Ayakkabı seçimi müthiş, oluşabilecek maço imajını kırmak için klasik olmayan hatta biraz da feminen diyebileceğimiz hafif topuklu, bağcıklı.

Lennon tüm dünyada entelijansın simgesi olacak gözlüğünü takmış.En büyük mesaj takım elbisesiz kravat takılır. Hatta yaka beyaz puantiyeli gömlekle de takılır. Altında jean ve en önemlisi beyaz ayakkabı. Freddie Mercury’nin Adidas Rom giyip sahneye çıkmasına daha 20 sene var.

Bataristler hep arka plandadır, Ringo Star da aynı kaderi paylaşmıştır, grubun dağılma sürecinde uzlaşmacı tavrı ile grubu ayakta tutmaya çalışmıştır. Resimdeki duruşu da bence biraz öyle, net anlaşılmıyor ama takım muhtemelen kadife, koyu renk gömlek ve geniş yaka, parmağında yüzük ve muhtemelen ayağındaki ayakkabı bot.Bugün bile bu kıyafette birisi görseniz ilk aklınıza gelecek şey farklılık olacaktır.

Harrison için söylenecek çok şey var, bana hep Gunsn Roses’ın Duff Mckaganını anımsatır. Duff besteleri ve müthiş müzik dehası ile grubun beyniydi.Harrison’da o yeteneklerin ve dehanın fazlası vardı fakat hiçbir zaman Mc Cartney ve Lennon’ın önüne geçemedi ve hep grubun arıza ismi olarak anıldı. Zaten bu kibirde resime yansıyor.Fakat kot cekete, cekette kaleme ve beyaz ayakkabıya dikkat.

Uzattık bağlıyoruz.Dünyadaki hayat tarzını değiştiren devrim, popüler kültür adına ne derseniz diyin, başlangıcı bence ne James Bond, ne Coca Cola, ne Picasso, ne de Marylin Monroe’nun Playboy pozlarıdır.Devrim resimdeki bu Liverpoollu işçi çocuklarıyla başlamıştır.
Şimdi yaslanın arkaya, resime dikkatlice bakın ama çok dikkatli, ipodunuzu takın kulağınıza ve……

Let me take you down,
'cause I'm going to strawberry Fields
Nothing is Real,
and nothing to get hung about.
Strawberry Fields forever

Mehmet Denli (29.11.2010)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder