14 Şubat 2011 Pazartesi

Amatör şarapsever (by Memo)


İtalya’nın her bölgesinde, her kasabasında hatta köyünde ayrı ayrı şaraplar üretilirken, her şarap üreticisi değişik üzümleri değişik tekniklerle harmanlayarak, sonsuz bir çeşitlilik sunarken, şarapsever olarak bu kadar uzaktan bütün bu yenilikleri, değişik tatları denemeniz, yazılan makaleleri, blogları takip etmeniz mümkün değil.İyi bir şarap severseniz iş sadece İtalya ile de sınırlı kalmıyor.Fransa, İspanya, Portekiz ve son zamanlarda Moldovya, Gürcistan gibi ülkelerin de şaraplarını takip etmelisiniz.Bu da çok ciddi bir zaman ve bütçe gerektirmektedir.

O yüzden ben kendi adıma şöyle bir metod geliştirdim.Öncelikle hiçbir şekilde önyargılı davranmayarak, yeniliklere de açık olarak, köy köy, kasaba kasaba değil de bölgelerin ünlü şaraplarına konsantre oluyorum.

Üreticilerden çok üzüm önemli, çünkü DOC ve DOCG denetleme sistemleriyle, şarabın içindeki alkol ve şeker miktarları, hangi üzümün hangi bölgeye ekileceği gibi standartlar çok sıkı bir şekilde denetlenmekte ve üreticilerin standartları, üretim teknikleri  belirli bir seviyede tutulmaktadır.
Tabi ki üreticilerin önemli olduğu bir seviye vardır ancak başlangıç için veya hobi seviyesindeki şarap severler için, ilk referans üzümdür.
Damak üzümleri ve aromaları ayırt edebildikten sonra, yavaş yavaş üretim tekniklerini de ayırt etmeye başlayacaktır ve işte o zaman üretici seçimi söz konusu olacaktır.

Bölgelere dönecek olursak;
Mesela Toskana Bölgesinin Brunello, Vino  Nobile üzümleri, daha önce de blogda yazdığımız ve tutku ile bağlı olduğumuz Chianti Classicosu ve Bordeaux’nun Cabernet Sauvignon’una rakip Sangiovese’si bu bölgenin en meşhur ve en kolay bulunan şarapları. 
Zehra Bural'ın favorisi Leonardo (Chianti)

Fransa’nın meşhur Provance Bölgesine komşu olan Alplerin eteklerindeki Piemonte Bölgesi’nin 2 meşhur kasabası, Barolo ve Barbaresco şarap konusunda büyük bir rekabet halindeler.Bölgenin en ünlü üzümü soğuk havaya dayanıklı Nebbiolodur. Türüt ve Porçini mantarı bu bölgeden çıkarak meşhur olmuştur, bugün yerine göre kiloları 1000-1500 avrolara kadar çıkmaktadır ve Risotto bu bölgenin yemeğidir.O yüzden rafta Piemonte Şarapları  gördüğünüzde, hele hele bu iki kasabaya ait Nebbiolo yakaladığınızda, düşünmeden alabilirsiniz. (Z.B. notu: benim favorim Barbera d'Asti ve Barolo, bu şaraplar artık dünyada kabul görüyorlar)

Sicilya Bölgesi Volkanik bir bölge ve en meşhur üzümleri Etna’nın eteklerinden, kırmızıda en iyi tercih Nerod Avola üzümleri, meşhur tatlı kırmızı şarabı Marsala ve Nerello Mascalese ve Nerello Cappuccio üzümlerinden yapılan Faro adlı harman iken beyaz üzümleri meşhur Cataratto , İnzoliadır. 
 Son olarak bahsetmek istediğim Kuzeydoğu’da yeralan Veneto Bölgesidir.
Bölge son yıllarda şarap üretimi konusunda inanılmaz bir atılım yapmıştır, en bilinen bölge üzümlerinin dışında (Beyazda Tocai, Garganega ve Verduzzo, kırmızı şarap üretiminde bol miktarda kullanılan Corvina, Molinara ve Rondinella) Pinot Bianco ve Pinot Nero şarapları tüm dünyada yavaş yavaş ün kazanmaya başlamıştır.

Bir arkadaşımın hediyesi ile ilk defa tattığım Pinot Nero Kırmızı şarabı Cianti’nin önüne geçmiş durumda.Olgun Kiraz ve böğürtleğen kokusu, vanilya ve çeşitli bitkiler ile karıştırılmış ve her yudumda tüm tadları ve kokuyu kolaylıkla ayırabiliyorsunuz.Fiyatı İtalya’da 3.50 avro, burada internetten sipariş verirseniz şişesi 17 avro civarında.Her çeşit kaliteli üzümün yetiştiği bu topraklarda, kaliteli şarap içmenin bedelinin bu kadar pahallı olması ise apayrı bir yazı konusu.

Sonuç olarak, İtalyan şarabı seçmek için tüm üreticileri bilmenize gerek yok. Bölgelerin ünlü beyaz veya kırmızı üzümlerini seçin ve raflarda bölge-üzüm ilişkisine göre arama yapın, tattıkça farkları anlayacaksınız ve ortak şarap lisanını konuşmaya başlayacaksınız.

Mehmet Denli (14.02.2011)

13 Şubat 2011 Pazar

İtalya’ya özgü olan ama İtalya’da pek sık görmeyeceğiniz şeyler

- Yakışıklı İtalyan erkekleri: Çok merak ediyorum, bu İtalyan erkeklerinin yakışıklılık ünleri kimden kaynaklanıyor? Az çok 4-5 yıldır bu ülkenin sokaklarını arşınlıyorum ve “Evet evet, bu adam yüzünden bu İtalyan erkekleri meşhur” diyebileceğim bir adama daha rastlamadım. Tamam, sokaklarda yakışıklı adamlar var ama onlardan dünyanın her yerinde var. Neden İtalya diyince insanın aklına yakışıklı adam gelir bilmiyorum. Benim düşünceme göre İtalya Kültür ve Turizm  Bakanlığı böyle bir söylenti çıkarmış. Kadınlar da akın akın bu ülkeye geliyor. 
Kırmızı Ferrari: Ferrari belki dünyadaki en meşhur İtalyan markası. Formula 1 yarışında hep ilk sıralarda, yılbaşı çekilişinde büyük ikramiye ile kaç Ferrari alınır hesaplaması falan filan yapılır. Ama gelin görün ki İtalya’da sokaklarda hiç Ferrari yok. Ben bir defa Roma’da 88 model ve Todi’de son model gördüm ama onun dışında büyük küçük köy, hiçbir yerde Ferrari yok. Ya alıp garajda okşuyorlar ya da Ferrari ürettiği bütün otomobilleri yurtdışına ve Ali Ağaoğlu’na satıyorlar.
Sezar salata: Adıyla sanıyla bir İtalyan ama hiçbir İtalyan lokantasının menüsünde Sezar salata bulamazsınız. Sanırım bu salata da Amerika’ya göçen İtalyanlarla birlikte bu ülkenin menülerinden göç etti.
Binlerce çeşit pizza: Turistik lokanta menülerinde bir sürü pizza çeşidi var ama İtalyanların 99%’u sadece pizza margerita yiyorlar. Sanırım bu Türkiye’ye gelen turistlerin bütün Türklerin evlerde sürekli elma çayı içtiğini sanmaları gibi yanlış bir pazarlama türü.
Yemekten önce ekmek ve zeytin yağ sunumu: İstanbul’da veya İtalya dışındaki bir ülkede İtalyan lokantasına gittiğinizde yemek siparişi sonrası zeytin yağ ve ekmek servis edilir ya, İtalya’da böyle bir sunum yok. Ekmek geliyor ama yağ gelmiyor. İsterseniz de salak bir sırıtışla “sizi gidi turistler siziii” bakışı atılıyor. Ben hiç takmadan zeytinyağımı istiyorum, turist murist … Ben ekmeği zeytin yağa banmayı seviyorum, kim ne derse desin.
5 nesil beraber yaşayan İtalyan aileleri: Eskiden varmış ancak İtalya dünyada doğum oranı en düşük olan ülkelerden biri. Eğer ailenin bir çocuğu varsa hükümet el bebek gül bebek bakıyor. Şu anda İtalya nüfusu 2. Ve 3. Nesil olan Kuzey Afrika ülke vatandaşlarından oluşuyor. Bu nedenle Vatikan doğum kontrolünü hiç sevmiyor. Bir iki nesil sonra İtalya’nın deri rengi kararmış olacak ve Müslüman nüfusun Hıristiyan nüfusa oranı bayağı artmış olacak.
-Sevgililer Günü (St Valentine's Day): St Valentine'in mezarı Terni, Umbria bölgesindedir. Allah rahmet etsin, bayağı bir çifti mutlu etmiş. Adam italyan olmasına rağmen sevgililer günü öyle çook önemli bir gün değil burada. Bir iki mağazada "happy St Valentine" yazar ki zaten bu da Amerikalı turistler içindir. Türkiye'de 14 Şubat neredeyse milli tatil ilan edilecek. 14 Ocakta sevgililer günü de sevgililer günü, kampanyalar.. İtalya'da bugün kutlanmıyor. 

Paris'de et ziyafeti - Les Grillades de Buenos Aires

Biliyorum biliyorum biliyorum, bu bir İtalya blogu ama napayım dayanamadııım. Affınıza sığınarak size bir Paris et lokantası tavsiyesi yapacağım. Paris için ilgili kişi Can Alaz ama bu lokantayı ben kendi ağzımdan anlatmak istiyorum. 
Efendim lokantamızın adı, başlıktaki gibi "Les Grillades de Buenos Aires". Ama ne lokanta sayın takipçilerim, hani şu son moda deyimle "yıkılıyoooor"!!! Hayatımda ilk defa bir arjantin et lokantasına yine bir fuar için gittiğim New York'ta gitmiştim ama oradaki olay daha çok show gibiydi. Sürekli adamlar gelip tabağına her cins, çeşit hayvanın etini dolduruyorlar ve görgüsüz bir akşam yemeğinden başka bir şey olmuyordu. Beni bu parizyen arjantin lokantasına ilk defa 2 sene önce götürdüler. Gitmeden önceki düşüncem yine 1000 çeşit et yiyeceğiz, dünya para döküp çıkacağız yönündeydi. Halbuki beni bir ziyafet bekliyordu ...
benim favorim az pişmiş biftek
Fotoğrafta gördüğünüz biftek bence hayatta yiyebileceğiniz en lokum et. Keserken sanki domates kesiyorsunuz gibi kolay kesiliyor. Ağzınıza ilk dilimi atıyorsunuz, yumuşacık ama harika bir lezzet geliyor. Etin kendi sosu biraz tatlı ama isterseniz hardal ve lokantanın özel arjantin sosu ile lezzeti daha da arttırabilirsiniz. Özel arjantin sosu da tatlı dolma fıstığı tadını hatırlatıyor bana. Etin yanına tabii ki arjantin şarabı içtik. Tatlı olduğundan ben güney amerika şaraplarını yemeklerde tercih etmiyorum ama lokal lezzetlere saygı kapsamında arjantin şarabı içiyoruz. Size bir tavsiye ne başlangıç ne de tatlı yiyin. Zaten menüde çok fazla başlangıç ve tatlı seçeneği de yok. Daha çok et et et :) 
Garsonlar dünya tatlısı arjantinli çocuklar. Fransız aksanı ile ispanyolca konuşuyorlar. Sahibinin adı Osvaldo ama Osvaldo sürekli orada değil. Mutfakta da Jose diye biri var sanırım çünkü garson (ki vallaha Messi'ye çok benziyor) sürekli içeri "Joseee" diye bağırıyor. Buraya kim gittiyse bildiğiniz müdavimi oluyor. Bizim gittiğimiz akşam içerisi adanalı tekstilci doluydu. Zaten garson da artık bizi çok iyi tanıyor. Bir de gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırın. Aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz üzere minicik bir lokanta. Akşam yemeği için iki servis var, 19:30 ve 22:00. Cumartesi ve pazartesi öğlen ve pazar tüm gün kapalılar. Fiyat ise kişi başı 40-50 EUR
Altınyıldız pazarlama ekibi et yiyecekleri için çok mutlu :)

Adres: 54, Rue du Montparnasse 75014 Paris 
Tel: 01 43 21 56 74

1 Şubat 2011 Salı

Floransa'da butik otel tavsiyesi - Le stanze di Caterina

Bugün yeni başlayanlar için Floransa günüm :) Sizlere mini minik bir otel tavsiye edeceğim. Sadece 3 odalı ama odalardan biri kapalı olduğundan sadece 2 odalı bir butik otel. Burada ben hiç kalmadım ama çok çok güvendiğim dostum Daniela Floransa'ya her geldiğinde burada kalıyor. Bu sefer girip bizzat odalara da baktığımdan içim rahat yazıyorum. 2 odadan biri italyan tarzı diğeri ise ispanyol tarzı döşenmiş. Kapalı olan 3. oda ise fransız tarzı döşenmiş.Daniela her zaman italyan odasında kalıyor. Bu otelde resepsiyon yok. Oda servisi de yok. Minik bir amerikan mutfak var. Siz gelmeden her şey hazır, oraya konuyor. Otelin sahiplerinin otelin altında lokantaları var. Bir isteğiniz varsa oradan hemen geliyor. Her şey çok şık. Aslında 5 yıldızlı bir otel odası gibi ama o otellerdeki gereksiz şaşa yok. Çok samimi bir oda. Zaten İtalya'nın, daha doğrusu Toskana'nın bu butik yanını çok seviyorum.Otelin yeri harika. Tam Duomo'nun (Katedral) yanında, 2 adımda oteldesiniz. Eğer Floransa'ya geleceksem, mesela haftasonu için, mutlaka böyle bir otelde kalmak isterdim. Geceliği 150 EUR, bu 2 kişilik oda fiyatı ve kahvaltı dahil fiyat. Daniela burayı tesadüfen bulmuş. Sahibi Floransalı birisiyle evli Biellalı bir kadın. İki Biellalı kaynaşmışlar hemen :)
Adresleri: Le Stanze di caterina - Via dello Studio 12 Floransa İtalya

İtalyan odası

İtalyan odası

İspanyol odası

Otel girişi