23 Şubat 2012 Perşembe

Simdi Karnaval Zamani ...

Karnaval kelimesinin İtalyancası carnevale(karnevale) olup carne + levare kelimelerinin birleşiminden oluşmuş. Carne(karne) et, levare ise kurtulmak, veda etmek anlamında. Bu kelimelerinin birleşmesinden ise karnaval oluşmuş. Katoliklerin Paskalya Bayramı'ndan önce 40 günlük büyük perhizlerine (Lent) hazırlık için yapılan şölenler karnaval olarak kutlanıyor. 


İtalya'da en meşhur karnaval dünyaca bilinen Venedik Karnavalı. İtalya içinde bir o kadar meşhur olan bir başka karnaval ise Viareggio Karnavalı. Bu şehirlerde Katolik Kilise'nin takvimine göre 'Martedi Grasso' (Şişman Salı) olarak kutlama yapılıyor. Bu sene 21 Şubat 2012'de kutlandi. Bir eğlence, bir dans, her yer konfeti oluyor. Ben daha önce Venedik Karnavalı'na katıldım ama festivalin amacının bu olduğunu bu sene öğrendim ve tabii hemen siz takipcilerimle paylaşmak istedim :) 
Viareggio Karnavalı kutlamaları!
Tabii Berlusconi olmazsa olmaz! 
Venedik Çan Kulesi'nden aşağı salınan hanım kızımız!
Bunun da elbet bir hikayesi vardır!
Kutlamalar sadece Venedik'de ve Viareggio'da olmuyor. Mesela benim eski şehrim Biella'nin cok yakınındaki Ivrea Sehri'nde Portakal Festivali olarak kutlanıyor. O kadar sıkıcı bir şehir ki portakal atarak bir eğlenemezsiniz ama bayağı meşhur bir festivalmiş. 

Açıkçası karnaval eğlencesi bana göre bir eğlence değil. Ben öyle zorla eğlenmek zorunda olduğum yerlerde hiç eğlenmiyorum. Ancak çoluk çocuğunuz varsa tam size göre. İtalya'daki diğer festivaller için Italya Karnavallar Listesine bakabilirsiniz.

20 Şubat 2012 Pazartesi

Living in Italy

Son gunlerde internette dolasan ve beni cok eglendiren bir seri var. Aslinda adini bilmiyorum ama 'What I Actually Do' diyebiliriz. Yasemin Italya versiyonunu gonderince ben de Floransa versiyonunu yaptim. Uzun lafin kisasi Italya'da sadece yiyip iciliyor, niente altro!


16 Şubat 2012 Perşembe

Ay imdaaaat, Polis yok mu??? Carabiniere de olur ...



Bu yazimda Italya'da hic bir zaman anlayamayacaginiz baska bir konuya deginiyorum. Polis'in gorevi nedir, Carabinieri'nin(Karabinieri) gorevi nedir?


Aslinda Italyanlarin da pek anladigini sanmiyorum. Ben soyle ayiriyorum; Kotuleri kovalayan, yakalayanlar ve cirkin olanlar polis, bilimum kafede, barda turist kizlari kesen, saclari son derece duzgun taranmis, kahve icen ve cok yakisikli olanlar ise Carabinieri. Saka bir yana olay soyleymis; Italya Krallik ile yonetilirken ulkeyi Carabinieri koruyormus. Daha sonra cumhuriyet gelince polis kurulmus ama carabinieriye saygidan onu da kaldirmamislar. Ortak ozellikleri ise hepsi Alfa 157 kullaniyorlar.


Polis yani Polizia di Stato, her ulkedeki polis ile ayni isi yapiyorlar. Yabancilarin sorumlulugu da poliste, izinlerimizi onlar veriyor. Kusura bakmasinlar ama kiyafetleri cok cirkin. O pantalonun rengi ne oyle? Soluk gri/mavi karisimi bir renk, yaninda fusya serit. Bir de trafik polisleri var ki motosiklete biniyorlar diye tayt tadinda pantalon giyiyorlar,  of allahim of (Bknz foto 1). Butun bolgelerin buyuk sehirlerinde polis bulunuyor. Allah lazim etmesin ama numarasi 113



Taytli Italyan Polisi 



Normal Italyan Polisi

Polis otomobili


Carabinieri ise sehirden degil ama daha kucuk yerlesim bolgelerinden sorumlu. Hos, Floransa'da da geziyorlar ama yukarida dedigim gibi kime neye bakiyor, pek de belli ve kesin degil. Kiyafetleri supeeeer! Boyle sanirsiniz Armani takim elbise giyiyorlar. Zaten adamlar da gayet yakisiklilar. Aslinda bu yakisiklik da soyle, sadece turistik sehirlerdekiler cok yakisikli. Kalanlar diger italyan erkekleri gibi sarimsak-sogan. Koyu lacivert ve kirmizi seritli cicileri gayet guzel. Bunlarin da taytli versiyonlari var(maalesef). TVlerde hep carabinieri dizileri var, hic polis dizisi gormedim. Kanunu ve duzeni korumakla gorevliler. Bir de turist kadinlara guzel guzel gulumsemekle yukumluler. Bir de gosteriler oldugunda meydanlara gelen cevik kuvvet tadinda carabinieri var ki onlar benim favorilerim. Ne yalan soyliyim, gosteri olsa da sevaba girsem diye bekliyorum.Carabinieri numarasi ise 112

Carabinieri otomobili ki polisinkinden cok daha havali

Cok korkutucu :)

Carabiniere


***Fotograflarin hepsini internetten buldum, hic birini ben cekmedim


13 Şubat 2012 Pazartesi

Lasciatemi Cantare - Birakin Beni Sarki Soyliyceeem


1983 yilinda Toto Cutugno Turkler tarafindan en iyi bilinen 
italyanca sarki, lasiatemi cantare'yi soylerken
San Remo Muzik Festivali (Festival di San Remo)bu yil 14-18 Subat 2012 tarihleri arasinda yapilacak. Ay o kadar sıkıcı bir yarisma ki, 5 gun seyreden var midir merak ediyorum. Biella'da yapacak bir sey olmadigindan seyretmeye kalmistim ama inanin, sadece 2 gun dayanabilmistim. Gecen sene (2011) bir ara Belen Rodriguez bile cikip sarki soyledi. Sanirim bir cok italyan da o anda bu yarismadan nefret etmistir. Ama Italya icin ve Eurovision icin ilham kaynagi olmasi yuzden cok onemli, bahsetmem lazim, bilmeniz lazim.  
Festival 1951 yilindan beri San Remo'da yapiliyor. 1951-1976 yillari arasinda Casinò di San Remo ev sahipligi yaparken 1977 yilindan itibaren yerini Teatro Ariston'a birakiyor. Ilk 4 yil Radio Rai yayinliyor. 1955 yilindan itibaren Rai TV yayinlamaya basliyor. Bir cok italyan sarkicinin kariyeri San Remo'da basliyor. Turkiye'de en cok taninan tabii ki Eros Ramazzotti. Benim favorilerim Giorgia ve Laura Pausini. Andrea Bocelli de romantiklerin gozdesi :)
1985 Eros Ramazzotti San Remo'da 
Una Storia Importante'yi soylerken

San Remo finalisteri ise soyle seciliyor:
1. Yeni Kesifler (New Comers)
1.1 San Remo Bolgesi (Area San Remo)
San Remo Lab ve San Remo Doc seklinde 2 secim sekli var. Lab olanda sadece italyanca sarkilar, Doc olaninda ise italyan lehcesindeki sarkilar yarisiyor. San Remo Belediyesi organize ediyor. Juri 2 sarkiyi finale birakiyor. Her birinden bir tane secmek zorunlulugu yok. Mesela 2012'de 2 sarki da Lab kismindan secilmis.
1.2 San Remo Sosyal Ag (San Remo Social)
Artik Facebook San Remo finalistlerini de belirliyor. Kalan 6 finalist Facebook sayfasinda oylanarak belirleniyor. FB sayfasinda en cok oylanan 30 sanatci ve ozel juri tarafindan secilen 30 sanatci daha San Remo Social Gununde FB sayfasinda yarisip oylaniyor. En cok oylanan 6 sanatci finale kaliyor.
2. Big Artist(Artisti)
Burada yarisanlar daha once muzik kariyeri olan sanatcilar. RAI ozel olarak seciyor ve daha once hic yayinlanmamis bir sarki seslendiriyorlar. 
Simdi bu yarisma nasil oluyor da 5 gece suruyor, onu ogrenelim.
1. Gece:
Big Artist finali gecesi. 14 yarismaci 300 kisilik bir juri karsisinda 1  ile 10 arasinda puanlaniyor. Gece sonunda en dusuk puan alan 2 sanatci eleniyor.
2. Gece:
Big Artist finaline devam ediliyor. Ayni sekilde yine en dusuk puani alan 2 sanatci daha eleniyor ve toplam 10 sanatci kaliyor. Ayrica Yeni Kesifler finali de 2. gece yapiliyor. 2 San Remo Area ve 6 San Remo Social finalisti ilk defa sahne aliyorlar. Oylama telefonla yapiliyor. 4 yarismaci 2. gecede, kalan diger 4 yarismaci ise 4. gecede sahne aliyor. 
3. Gece :
Internasyonal Duetler Gecesinde Big Artists'in elenen 4 finalist de dahil olmak uzere 14 finalist italyanca bir sarkininyabanci dildeki versiyonunu yabanci bir sanatci ile seslendiriyorlar. Bu sene (2012) Macy Gray, Patti Smith, Goran Bregovic gibi sanatcilar yarisiyor. Ayrica 1. ve 2. gecelerde elenen 4 sarki da tekrar telefonla oylaniyor ve en yuksek oyu alan 2 tanesi yine yarismaya dahil oluyor.
4. Gece:
12 Big Artist finalistleri sarkilarinin baska bir versiyonunu bu sefer italyan bir sarkici ile birlikte seslendiriyorlar. Ya bana mi salakca geliyor, yoksa harbiden ne salak bir yarisma bu ya (uzgunum).Ayrica Yeni Kesiflerin kalan 4 finalisti de bu gecede yarisiyor. FB oylariyla San Remo Festival Orkestrasi'nin oylari birlestirilerek belirleniyor. RAI Radyo da oylamaya dahil oluyor. Yeni Kesif kazanani 4. Gecede belli oluyor. 
5. Gece: 
Big Artist kazanani sonunda belli oluyor. 1. turda San Remo Festival Orkstrasi ve gazeteciler oyluyor. En cok oy alan altin yarismaci oluyor. Ilk uc 2. tura kaliyor.2. turda 3 yarismaci yine sarkilarini soyluyorlar ve telefonla oylama ile kazanan en nihayetinde belli oluyor. 

Nedir Bu Erkeklerin Özel Günlerden Çektiği Sayın San Valentino?


1 Kadin 1 Erkek Sevgililer Gunu

Ozan haklı, rahmetli San Valentino erkekler her yıl 14 Şubat gecesi kazıklansınlar diye o kadar çifti evlendirmedi. 

34 yıllık geçmişimde sadece 2 defa kutlamaya nail oldugum bu özel günün diğer günlerden farkını pek anladığımı söyleyemem. Sanırım kutladığım beyfendiler de öyle düşünüyorlardı ki birinde hediye olarak "Makarna Kitabı" hediye edildi. Diğerinde hediye alıp almadığımı maalesef hatırlamıyorum. Herhalde bir gül falan bir şey getirmiştir diye düşünüyorum. Galiba deliye her gün bayram, bana da her gün sevgililer günü :)

Şimdiiii, bu blogda sizlere İtalya'yı ve İtalyan kültürünü bilgim elverdiğince anlatmaya çalıştığıma göre Terni, Umbria'dan San Valentino'yu da anlatmam gerektiğini düşünüyorum. Aslında kendisi ile ilgili bilgiler çok net değil ama internette güvenilir kaynaklardan okuduklarım sonucunda, en yaygın olan inanışı, çok uzatmadan derleyip toparlayıp sizlere aktarıyorum. Daha çok dini yönünü anlatmışlar. Ben aşk meşk yönünü anlatmayı tercih ediyorum! Çünkü tutti abbiamo bisogno d'amore!

San Valentino
San Valentino
Sevgililer günü aslen Eski Roma İmparatorluğu dönemde başlıyor. 13-15 Şubat tarihlerinde kutlanan Lupercalia(okunuşu Luperkalia) bayramı, Roma'yı kötülüklerden arındırıp sağlığın ve doğurganlığın kutlandığı bir bayramdı. Hatta siz takipçilerime söyle bir bilgi vereyim, William Shakespeare'nin Julius Ceasar'ı Lupercalia döneminde başlar. 14 Şubat ise, evlilik ve kadınlık tanrıçası olan Juno'ya duyulan saygının sembolü olarak kutlanıyormuş. O dönemde Roma halkı çok katı kurallar içinde yaşadıklarından kadın erkek ilişkileri öyle şimdiki gibi rahat rahat sürdürülemezmiş. Roma malum dünyanın testesteron merkezi, naapsın yavrucuklar, bu bayramı iple çekiyorlarmış. Anlatılana göre genç kızlar Lupercalia bayramından önce isimlerini küçük kağıtlara yazıp kavanozlara koyarlarmış. Romalı yağız delikanlılar buradan kura çekip Lupercalia bayramında beraber olacakları kızı seçerlermiş. Bayramdan sonra da beraber olmaya karar veren çiftler hemen evlendiriliyorlarmış. Aaah ah, bu erkeklerin çektiği nedir sevgili dostlarım? Romalı hatunlar sevişmek için, Imparator 2. Claudius ise savaşmak için erkek istiyormuş. İmparator bakıyor, bu cadaloz Romalı kadınlar erkeklerin akıllarını başlarından alıyorlar, derhal evliliği yasaklıyor. Bizim sevgili San Valentino o dönemde Roma'da yaşıyormuş. 2. Claudius'un bu yasağına rağmen sevenleri gizli gizli evlendirmeye devam etmiş. Tabii çok geçmeden imparator bunu öğrenmiş ve maalesef San Valentino öldürülmüş. Rahmetli 14 Subat 270 yılında gömülüyor. Daha sonra ise şimdiki mezarı Terni'ye naklediliyor.

San Valentino Kilisesi - Terni

San Valentino - Terni
Ölümünden 226 yıl sonra, 496 yılında, Papa Gelasius 14 Şubat'ı, imparator Claudius'a karşı çıkan San Valentino'yu onurlandırmak için San Valentino günü olarak ilan ediyor. Bundan sonra her yıl, bu günde sevgililer San Valentino'yu anmak için birbirlerine romantik mesajlar yollamaya başlıyorlar. Olayın ticarete dökülmesi ise çok enteresandır(!), Amerikalıların bu günü keşfetmesiyle başlıyor. 1800lü yıllarda kartpostal yollanarak başlanan ticaretin günümüzde geldiği durum ortada.

2006 yılında 6 ay Umbria Bölgesi'nde yaşadığımdan oraya karşı değişik bir sevgim var. Umaria için "İtalya'nın yesil kalbi" diyorlar. Çok turistik bir bölge değil ama gastronomi ve doğa turizmi için tercih edilebilir. Toplu taşıma ile Terni'ye ulaşım çok kolay değil. İtalya seyahatinizde yolunuz Terni'nin oralara düşerse mutlaka San Valentino Kilisesi'ni de ziyaret edin. 

Aşkla kalın!


http://www.sanvalentinoterni.com/
http://www.bellaumbria.net
http://www.comune.terni.it/

Ders konusu: "Permesso di soggiorno" için verilen "ricevuta postale"yi kaybederseniz ne yaparsınız?

İşbu blog yazısı, Işılay Ekin Türkmen'in Zehra Bural ile bu blog aracılığıyla birinci tanışma yıldönümleri şerefine yazılmıştır. (Bkz 33 Mumlu Pasta Yerine 4 Mevsim Pizza yazısının altındaki yorumlar: Bendeniz ve valizlerim Zehra'nın hayatındaki en sürpriz sevgililer günü hediyesi olduğumdan kendisi de bugünlük bana bu kalbi kadar temiz blog sayfasını doldurmam için hediye etti  sağolsun.)
Efendim beni tanıyanlar az çok şaşkın seyahat maceralarımı bildiğinden onlara değil de kalanlara rezil rüsva olma pahasına herşeyi anlatacağım. O kadar seviyorum yani Zeira'yı.
Ders konusu: "Permesso di soggiorno" için verilen "ricevuta postale"yi  kaybederseniz ne yaparsınız?
Safsata dinlemeyip direkt yukarıdaki sorunun cevabını öğrenmek isteyenler için en aşağıda özetler var . Susan Miller okuya okuya az biraz kendisine benzemedik değil yani..
Gelelim hikayeye.. Önceki hafta Istanbul'da pazartesi günü öğlen valizimi hazırlamaya başladım. Derdim ne? Salı günü sabah Bologna uçağıyla Floransa'ya gelmek. Zaten hiç de özlememişim bu minik güzel şehrin ne dar sokaklarını ,ne eski köprüsünü, ne tipik Toskana yemeklerini.. Zaten Istanbul'da sevgilim varken , rakı-balık varken, kebap sofraları varken kırmızı bisikletimin lafı mı olur .. Zaten 35 yaşımı da yeni bitirmiş ama kutlamamışım bile, canım sıkılmış biraz  o iki rakamın öyle yanyana duruşuna.. Dilimde sürekli "Gitmek istemiyoruuum, gitmek istemiyoruum"..  Gözler de ağlamaklı.. Tanrı kıyamadı sanırım bana  ve dedi ki "Bu kızın 'ricevuta postale'sini bir ortalıktan yokedeyim ki elinde İtalya'ya giriş yapabilecek bir belgesi olmasın da gidemesin,yazık.."
Son paragrafı baştan okuyunca ben de Tanrı olsam öyle yapardım gibime geldi.
Ben sizi biraz daha geriye götüreyim. 2011 sonunda İtalya'da oturma iznim de vizem de sona erdiği için Türkiye'ye gitmeden oturma iznimi yenilemek için başvurdum. Burada "permesso di soggiorno" denilen oturma izni için postaneye başvurulur, onlar da size  yabancılar şubeye gideceginiz günü ve saati belirten bir randevu  yazısı ve üzerinde  ID no olan bir makbuz yani "ricevuta postale" verirler (bkz Permesso di Soggiorno Almak) ve derler ki " Kartınızı alana dek sakın ama sakın bunu kaybetmeyin." Çünkü kimlik yerine geçer ve bu makbuzla vizeniz olmasa da ülkenize gidip gelebilirsiniz.
Yılbaşını Floransa'da, oramıza buramıza isabet eden yatay havai fişekler arasında geçirdikten sonra İtalya'dan çıkarken "Ama siz vize tarihinden fazla kalmışsınız" diyen THY kontuar görevlisine caart diye çıkardığım caaanım "ricevuta postale"mi ve randevu yazısını memleketime dönünce evde çok güvenli bir yere  okşayarak falan koydum. Üzerinde randevu günü 3 şubat 2012 cuma  saat 09:23 olarak yazıyordu. Böylesi önemli bir evrağı öööyle nadasa bırakmışım meğer. Kendisiyle son görüşmemiz o günmüş, zira başta bahsettiğim valizimi hazırlama esnasında farkettim ki arkasından hatıra olarak sadece zarfını bırakmış. O an adrenalinle beraber  salgılanan "şapşallık ve dımdızlak kalmışlık hissiyatı" nın tüm hücrelerimi sarması saniye almadı. (Bu duyguya pek bir alışığımdır)  Günü hebele hübele halinde her yeri didik didik ederek, geceyi de kar ve tipi nedeniyle iptal olan uçuşlar yüzünden ulaşması namümkün olan THY ve TAV'dan bilgi alabilmek için ahizeyle sevişerek geçirdim. Makbuzdaki ID numarasını bildiğimden, acaba dedim beni THY sonra da pasaport polisi elimde evrak olmadan geçirir mi, İtalya'ya ulaştım mı gerisini hallederim (mi acabeysa?). Olumlu görünür yanıtlar aldım ama beni rahat bırakmayan acabalar sonucu sabaha doğru bu fikirden vazgeçtim ve uçağımı perşembeye aktardım ki cuma randevuya gidebileyim.Tüm akşam boyu uğraşlarım boşa mı gitti? Yok canım size öyle geliyor.. Geri dönüşüme yolladım, kabarık bir telefon faturasına çevrildi. Bu süper hareketimle diğer bir kazançlı da THY oldu.Tam bir sene önce millerimle aldığım ödül biletimin tarihini aksilikler nedeniyle 6. kere değiştirmem nedeniyle cezalar dahil ödediğim toplam  para gidiş geliş business class uçak bileti ücretine ulaştı. Bakınız milli ekonomimize ne kadar faydalı bir vatandaşım.

Ertesi gün elimde ID numaramla hemen İtalyan Konsolosluğu'na gittim. Bu noktada size sadece,  İtalyan Konsolosluğu'na sıfırdan evraksız başvuru yapıp  vize almayı 2 günde başardığımı söyleyeyim ki üzerinizde  "ne kadar tuttuğunu koparan , ne kadar azimli" biri olduğum izlenimi oluşsun . Halbuki o 2 günü, istenen evrakları toparlayacağım diye kar ve tipiyle mücadele ederek düşe kalka koşturduğumu, tutanak tutturmak için gittiğim Etiler Karakolu'ndan -kaybettiğim evrağın ne olduğunu anlamadıklarından- canım Türk polisimle oturup bir saat muhabbet edip çay içip çıktığımı,  her seferinde Postacılar Sokak'ın tepesinden kendimi o dar yokuşa atıp yuvarlanarak konsolosluğa minik bir çığ yumağı şeklinde ulaştığımı, konsolosluğun  kapısının önünü kaygan seramikle döşeyen aziz insana saygı duyarak attığım ardışık taklalarla karşı binadakilere bayağı bir eğlence kaynağı olduğumu, konsolosluktan telefon beklerken vaktimi Atlas Pasaj'ında ekürim Yaşam'ın çalıştığı rengarenk dükkanda tezgahtarlık denemeleri yaparak geçirdiğimi ("Sizde Şirinler var mı ?" diye soran müşteriye  "Biblosu yok ama ben varım!" diye kikirdememek gerekiyormuş sanırım), efendime söyleyeyim düşünce ıslanan popomu sıcak tutmak için tek bulduğum kapalı yer olan MSGSF Dali Sergisi'nde kendisinin  İlahi Komedya figürleri arasında kendi komedyama acı acı gülerek geçirdiğimi anlatırsam çok salak bir loser profili çizmiş olurum.. O yüzden bu alt metini sizden saklamak durumundayım.
Sonuçta inanamazsınız perşembe sabahı havaalanındaydım. Tipiye rağmen uçuşu iptal etmediler oleyyy derken, o günkü seyahatimden başka bir blog yazısı olabilecek bir ders çıktı sizlereee: Uçağınız Bologna yerine Venedik'e inerse ve tren seferleri iptalse ne yaparsınız? veyahut: Istanbul'dan Floransa'ya her tür ulaşım aracı kullanarak elleriniz valiz dolu halde 15 saatte nasıl varırsınız?
Ne inatmış anacım geldim vallahi. Ertesi sabahın köründe de yabancılar şubeye gittim. Biraz koşturarak tutanak tutturup geri gelip sıramı bekledim minik Çin ve Fas Halkları Çoluklu Çocuklu Cumhuriyeti içinde.  Ne zaman bir yerde sıraya girecek olsam, gaipten  beliren bir dizi çekik gözlü insan hızlı çekimle önüme diziliverir, mal gibi kalıveririm en arkalarında, şaşmadı yine. Numaram yanınca gişeye davrandığım anda 2 tane Çinli anlamadığım şekilde cırt diye gişeye yapıştı. "wing wong cung " dediler, ben de "bikbikbik" dedim anlaşamadık. Gişe görevlisi sıra fişimi görünce evraklarımı istedi, ellerimi boş görünce "ananı da al git " dedi; ben de boynu bükük yerime oturdum. Neyse sonuçta iyi halimden ve sanırım şirin şirin salladığım atkuyruğumdan kelli işimi halletti kendisi, inanmazsınız eksik olan fotokopimi bile çekti.
Haa geldim de ne oldu?.. Soğuktan dışarı adım atamıyorum.. Zeira , David'in buz tutan pipisini fotoğraflayan Caponları fotoğraflamaya çıktı, ben de onun evinde oturmuş Boğaz tablosuna bakarak "Ah İstanbul" diye iç geçirmekteyim..
Birkaç günde yaşadıklarımı sevgili blog yazarınıza anlatınca "Kusura bakma gülüyorum ama.." diyip durdu. Hiç problem değil Zeiracım, ben bu süre içinde niyeyse bir an olsun moral bozukluğu yaşamadım ki, ben de hala gülüyorum. Bünye yalama oldu hatta meme yaptı artık o derece alışığım aksiliklere.. Pişmiş tavuk , Bedevi, kutup ayısı , hepsini tek geçerim ama bir farkım var benim! Ne yapar eder sonunda işin içinden sıyrılırım.
Yeni maceralar sizin olsun, ben bir süre seyahat etmeyeceğim sanırım..

Faydalı bilgiler :
1. Oturma iznine başvurduğunuzda postaneden verilen kağıtları sakın kaybetmeyin. Eğer vizeniz yoksa bu kağıtla İtalya ile Türkiye arasında gidip gelebilirsiniz, tek şart uçuşun direkt olması, yani başka bir Avrupa  ülkesinden aktarma yapamazsınız.Avrupa içinde seyahat etmek isterseniz de olur ancak gidiş dönüş uçuşunuzun aynı havayoluyla olmasını şart koşuyorlar. Yoksa mazallah Zehra'nın da deneyimlediği gibi havayolu polisleriyle tatlı dakikalar geçirebilirsiniz.
2. Oldu ki kaybettiniz, önce "questura"nın "ufficio denunce" sine gidip kağıtlarınızı kaybettiğinize dair tutanak tutturun ve bunu randevu gününüzde götürün.
3. Eğer size verilen randevu gününde orada olamayacaksanız hiç telaşlanmayın, sonradan gidilse de oluyormuş. (Ah niye kimse bunu bana söylemedi ki!)
4. Eğer ricevuta postaleyi değil de carta di permesso di soggiorno 'yu kaybettiyseniz önce tutanak tutturun, bununla beraber bir marca da bollo ile postaneye gidip  kit modulo 1  doldurup yeni kart başvurusu yaparsanız şahane olur.
5. Eğer bu ikisinden birini Türkiye'de kaybettiyseniz ve vizeniz yoksa tekrar konsolosluktan vize çıkarmanız gerekir.
6. Sanırım en kötü seçenek bu. Oturma izninizi başka bir ülkede kaybettiyseniz -ki başıma gelecek gibi olmuştu da bir hayırsever plajda kaybettiğim cüzdanımı bana ulaştırmıştı- cevabı bilmiyorum o yüzden kaybetmeyin.
7. Her zaman postaneden verilen kağıtların, oturma izni kartınızın, pasaportunuzun bir   fotokopisini bir kenarda saklayın.
8.Oturma izniniz varsa Türkiye'ye **-** giriş çıkışlarda yurtdışı çıkış pulu almanıza gerek olmadığını biliyorsunuzdur sanırım. Türkiye'den çıkarken tax-free de yapabilirsiniz ama  iade oranı çok düşük %2.5 civarı.
Bitti.
Işılay Ekin Türkmen  Floransa'dan sevgilerle bildirdi.

 

Tutte Le strade Portano a Roma (Her Yol Roma'ya Cikar)

Freccia Rossa
Italyan Hizli Treni Freccia Rossa

Italyancayi ogrenirken bize "Tutte Le Vie Portano a Termini" diye ogretmislerdi ama asli "Tutte Le Strade Portano a Roma" yani her yol Roma'ya cikarmis. Termini Roma'nin merkez tren istasyonu ve butun Italya'dan buraya tren ile ulasabiliyorsunuz. Diger Avrupa ulkelerinde oldugu gibi Italya'da da tren ile ulasim cok rahat. Hizli tren gun icinde bir sehirden baska sehre hic yorulmadan ulasmanizi sagliyor. Ancak her zaman dedigim gibi Italya diger Avrupa ulkeleri gibi her bilginin acik ve net oldugu bir ulke degil. Toprak olarak Avrupa'da ama mantik olarak Italya'da oldugunuzu lutfen unutmayin. Turismuslar olarak ilk Italya seyahatinizde ne demek istedigimi gayet iyi anlayacaksiniz. Bu yazimda Italya seyahatinde tren kullanacak turismuslara Italya Demiryollari hakkinda temel bilgileri verecegim.

Italya'ya gelmeden hangi tren istasyonunu kullanacaksaniz Italya'daki baslica terminaller sayfasini ziyaret edin. Maalesef Italyanlar ingilizce konusunda cok beceriksizler. Sakin yabanci dil biliyorum diye dusunmeyin. Italyanca biliyorsaniz sorun yok ama bilmiyorsaniz yardim soracak kisi bulmak zor olabilir. Kuzey Italya'da yine biraz bulunabiliyor ama Orta ve Guney Italya sadece italyanca anliyor. 


Bileti giseden veya makinalardan alabilirsiniz. Italya'ya gelmeden Tren Italia internet sayfasina uye olup bilet alabilirsiniz. Hatta burada indirimlerden de yararlanabiliyorsunuz. Bir de iphone kullaniyorsaniz Pronto Treno uygulamasini yukleyip buradan da bilet alabilirsiniz. Ancak bu uygulamada indirimli bilet alinamiyor.
tren italia iphone uygulamasi
Bileti aldiktan sonra uzerinde dikkat etmeniz gerekenleri asagidaki resimlerde gorebilirsiniz.
Istasyonlarda trenin hangi perondan kalkacagini uzerinde PARTENZA(kalkis) yazan panolardan bulabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gerekenler tren numarasi, kalkis saati ve trenin gidecegi son durak. Ornegin; Roma’dan trene bindiniz ve Floransa’ya gideceksiniz. O tren muhtemelen Napoli’den kalmis ve Milano’ya giden trendir ve panoda Milano treni olarak yazar. Ancak hangi duraklarda saat kacta duracagini da yaninda yazar. Trene binmeden bilet uzerindeki varis sehri ve varis saatini panodakiyle mutlaka kontrol edin. O saatte 2-3 tren ayni rota uzerinde hareket ediyor olabilir.

italya tren bileti
yer numarasi belli olan bilet
Bir de bolgesel trenler var. Bu biletlerin farki trende istediginiz yere oturabiliyor olmaniz. Ayni guzergah icinde istediginiz treni secebiliyorsunuz. Bu biletleri trene binmeden once mutlaka sari kutucuklarda onaylatmaniz lazim, yoksa biletci amca ceza kesiyor. Orta ve Kuzey Italya'da biletleri kontrol ediyorlar ama Guney o konuda biraz rahat. Siz yine de her seyiniz tam ve yasal olarak seyahat edin :) Burada hangi trene bineceginizi yine kalkis panolarindan bulacaksiniz ancak tren no bilet uzerinde olamadigindan cok dikkatli olun. Perondaki panodan o trenin sizin ineceginiz durakta durdugundan emin olun. 

italya tren bileti
bolgesel tren bileti
Yukarida dedigim gibi her sey italyanca. Size yardimci olabilecegini dusundugum italyanca kelimelerin turkce meallerini asagida yaziyorum. Italya'da trenler cok gecikmiyor ancak surekli bir grevde olma durumu var. Hizli trenler grevden etkilenmiyorlar ancak bolgesel trenler iptal ediliyor. Seyahat planlarken mutlaka bunu da arastirin ki istasyona gittiginizde kotu suprizle karsilasmayin. Simdiden guzel bir seyahat dilerim.

Treno: Tren 
Data: Tarih
Ora: Saat
Partenza: Kalkis
Arrivo: Varis
Binario: Peron
Carrozza: Vagon
Posto: Yer
Corridoio: Koridor
Finestrino: Cam Kenari
Ritardo: Gecikme
Sciopero: Grev





1 Şubat 2012 Çarşamba

Italya Avrupa'ya Karsi


Bugunlerde canim gulmek isterse hep bu animasyonu izliyorum. Italya'yi bir Italyan, Bruno Bozzetto, cizgi film olarak anlatmis. Zaten adamlar karikatur gibiler. Benim favori yerlerim 2:49 ve 3:48 dakikalarda yasananlar. Defalarca yasadigimdan gulsem mi aglasam mi bilemedim. Benim blogda 2 yildir anlattigimi adam 5 dakikada ozetlemis. Iyi seyirler ...