15 Ağustos 2012 Çarşamba

Buon Ferragosto Italia - 15 Agustos

Bugun 15 Agustos ve Italya kelimenin anlamiyla fisi cekip eglenmekten baska hic bir sey yapmiyor. Son yillarda amacindan cikmis olsa da 'Feriae Augusti' yani Ferragosto baslangici 2000 yil onceye dayanan ve Paganlarin kutladigi bir 'Dogurganlik Festivali'... Zaten Roma donemi masallah sevismek icin sebep ariyor, Agustos ayi da cok sicak, naapsak, hadi bir 'Sahile gidip Seviselim Festivali' uretelim demisler. Tabii isin sakasindayim ama adamlar festival manyagi ve hepsi de dogurganlik ustune, nedense... 


Italya Sahillerinden bir Fotograf
15 Agustos ile ilgili baska bir kutlama ise Katolik Kilise'si tarafindan dini bayram olarak kabul edilmesi. Onlar da malum sevisemiyorlar, bari Hz. Meryem'in goge yukselmesi kutlayalim demisler ama maalesef yeni jenerasyon Italyanlar bu gunun dini bayram olmasini pek de takmiyorlar. Ben de olsam bu sicakta sahilde sevisme bayramini tercih ederdim :) Ancak aslinda Italya hasat zamaninin bitisini ve yilin en zor doneminin bitmesini bir gelenek seklinde kutluyor. Haziran'dan beri Italya'da farkli farkli yerlerini gezdim ve hep rulo yapilmis saman balyalari gordum. Demek oluyor ki donunce goremeyecegim. Hic uzulmuyorum cunku dondugumde de bagbozumu beni bekliyor. Dedigim gibi Italya'da bir festival biter, digeri baslar... Uzun lafin kisasi 15 Agustos'da herkes sahile, daglara kisacasi 'Gita Fuori Porta' (cita fuori porta okunur), yani sehrin disina geziye cikiyor. Teorikte bir gun surmesi gereken bu tatil pratikte 3 Agustos'da baslayip 30 Agustos'da bitiyor. Mesela ben 10 Agustos'da baslayip 2 Eylul'de Italya'ya donecegim. Bu donemde ofiste kalanlar olsa bile fiziken ofiste olup ruhen tatilde oluyorlar, sakin onlardan bir is beklemeyin, sinirleriniz yipranir :) Sehirlerde dukkanlar kapali, sokaklar bombos oluyor vs vs vs... Gecmisteki yazilarimda defalarca 15 Agustos doneminde Italya'ya gitmeyin, her yer kapali olur dememin sebebi de bu. Ben hic 15 Agustos'da Italya'da olmadim ve umarim hic bir zaman da olmam. 

Internette bu gune ozel bir kutlama var mi diye arastirdim. Bunlardan biri sahilde kurulan kaygan bir agaca tirmanip tepesindeki yemekleri alma yarisiymis. Bu agacin adi 'Albero della Cuccagna' (albero della kukanya diye okunur). Cuccagna kelimesinin koku cucina'dan (kuçina okunur), yani italyanca mutfak kelimesinden geliyormus. Bu eglence diger ulkelerde de varmis, ben de bu vesile ile ogrenmis oldum.  Hatta Italya'daki kutlamalardan bir de video buldum, asagida ekliyorum. Yani Italyanlar 2012 yilinda bile boyle basit aktivitelerle eglenebiliyorlar ya hayranim, cidden hayranim. Istanbul'da 2 yasindaki cocugu bununla eglendiremezsiniz :)

                                              2010 yilindaki kutlamalardan bir video

Aslinda bu donemde Italya tam anlamiyla 'Dolce Far Niente' (dolçe far niyente okunur), yani hic bir sey yapmamanin mutlulugunu yasiyor. Sadece ailecek veya arkadaslarla sahile gidilip yiyip iciyorlar. Sahilde surekli sakalasiyorlarmis. Bunun icin Ekin'den (Turkmen) bir yazi istedim cunku kendisi dun gece Sicilya'da bir sahil kutlamasina katildi. Nasil oldugunu bloguma yazmasini istedim, umarim yazar :) Internette bahsettiklerine gore en meshur saka soguk su torbalarini milletin sirtindan asagi boslatmakmis ki bu torbalara 'Gavettone' (yazildigi gibi okunur) deniyormus. Yine yukarida yazdigim gibi Italyanlarin boyle basit sakalarla eglenmesi harika, basit olan en iyisidir diyorum. Bunun disinda 16 Agustos'da Siena'da, daha onceden yazmis oldugum Palio di Siena at yarisi var. 

Buon Ferragosto Italia! Bu donemde orada olan turistlere de sicakla mucadelede basarilar diliyorum...

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Floransa'dan Denize Dogru - II

Gecen aylarda Ozlem (Ince) ile denize dogru gitmistik. O yazim icin buraya tiklayiniz ...

Bu Hafta sonu ise Funda (Asicioglu) ile yine denizlere dogru gittik. Bu sefer Antignano - Livorno'ya gittik. Aslinda bilincili olarak gitmedik cunku bu donemde son dakika rezervasyon yaptirmak cok da akillica degil. Ama biz zaten sadece bir gece kalacagimiz icin ve denizin de pek guzel olmayacagini bilerek, sadece degisiklik olsun diye yola ciktik. Her zamanki gibi TriVaGo'dan Hotel Rex'i bulduk ve gecelik ucretin yarisindan daha az odedik. Hem de otelin onunde ozel plaji var, ona da giris parasi odemedik. Genellikle iki sezlong, bir semsiyeye 25 eur odendigini dusunurseniz hic fena degil :) 

Sahil Tarafindan Otelin Gorunusu

Terasdan Plajin Gorusunusu

Otel musterileri denizin ustundeki platformda oturuyorlar, kalan yerlerin hepsi disardan gelenlere veriliyor. Sabah ve aksam yoga ve su cimnastigi var. Bu yerin yas ortlamasi bayagi yuskesdi ama ben o ponponlara bayildim. Ay kadinlar en az 85 yasindalar ama o bakimlilik, ne susluluk. Insallah ben de o yaslari saglikli sihhatli gorurum de oyle ponpon suslu bir kadin olurum. Deniz kotu dediler ancak tam benim sevdigim gibiydi. Sanki Prens Adalari'dan denize giriyormus gibiydim. Yiyecek, icecek falan plaja servis edilmiyor, gidip kendiniz aliyorsunuz ama gayet ucuz. 

Su Jimnastigi Yapan Ponponlar

Otel Musterileri Icin Ayrilan Kisim

Cok bitisik Gelebilir Ama Son Derece Rahat


Trampleni Bile Var

Kendi Capinda Bir Kanal :)
Adres:
Hotel Rex Livorno
Via del Littorale, 164 - 57128 
Antignano(LI) 
Tel. +39 0586 580400

Ne Yedik?
Livorno merkez bu otele yaklasik 7 km uzaklikta. Cok yorgun oldugumuzdan otelin hemen yandaki lokantada yedik. Ozellikle Fritto Misto yani karisik kizartmayi tavsiye ederim. Gitmeden gunduzden rezervasyon yaptirin, yer bulamazsiniz. Asagida fotograflarini gordukleriniz, 2 coca cola ve 1 lt suya toplam 56 eur verdik. 

Ristorante Novelli 

Via del littorale - antignano 168
57100 - Livorno (LI)
tel: +39 0586 580332

Adi Ristorante ama Sandalyeler Plastik :)

Bu Turist Menusu, Italyanca Menu de Isteyin

Funda Mozzarella Manyagi oldu :)

Fritto Misto, 4 Peynirli Penne ve Patates Kizartmaam 

Vanilyali Dondurma




Bir Ic Dokme Yazisi ...

Tatildeki Italya'dan herkese merhaba!

Canimi cok sikan bir konuyu burada sizlerle paylasmak istedim. Genellikle esprili bir sekilde Italya'yi anlatmaya calisiyorum ama bu ic dokme yazimda pek oyle olmayacak. Aslinda bu blogda hic bir sekilde politikadan bahsetmek istemiyorum ama malum Avrupa'dayiz ve burada PKK bir teror orgutu degil, ozgurlukleri icin savasan 'asiler' olarak geciyor. 

Italya'da PKK'nin gosterisini ilk defa 2006 Subat ayinda Venedik'de gormustum. Venedik Festivali icin gittigimde bir de baktim kanallar 'Lili Lili Lili' diye bagiran kadinlarla dolu. O kadar sinirlenmisim ki yanimdaki Koreli arkadasim 'Korkma, biz variz' demisti. Daha sonra bir cok yerde PKK'yi destekleyen pankart, etiket, brosur gordum ama en sasirtani Perugia'da yol ustundeki billboarddaki PKK reklamiydi. Neyse uzatmayip gecenlerde yasadigim olayi anlatayim.

Malum Italya ve Avrupa'nin diger ulkelerindeki donerciler hep Kurtler ve buyuk cogunlugu da PKKli. Biella'da konustugum donercinin dedigine gore, ki kendisi Kahramanmarasli, cogu dogu ve guneydogulunun  Avrupa'ya kapak atmak icin PKKli takildigini veya kacak gelince 'Bize iskence ediyorlar' dedigini  soylemisti.Ben onun yalancisiyim ama inanirim. Benim donerci PKKli falan degildi, hatta bir tane PKKli donerci ile birbirlerine girmisler. Ondan sonra hic bulasmiyormus. Ben zaten Italya'da doner yemem, bu nedenle donercilerle pek isim olmuyor. Ancak gelin gorun ki su sayacini okumaya gelen gerizekali bir Italyan sizin sinirinizi PKK konusunda ziplayabiliyor.

Ben ofiste tek calisiyorum. Bu yuzden bir cok is de bana bakiyor. Allahin pis kokan, cirkin mi cirkin Toskanali herifi de bizim su sayacini okumak icin 3 ayda bir geliyor. 6 ay once geldiginde 'Siz Turk firmaymissiniz, neden Kurtleri olduruyorsunuz?' diye cikismisti. Ben de gayet nazikce kendisiyle politika konusmayacagimi, konunun uzun oldugunu ve onlarin terorist oldugunu soyledim. Bu salak benimli sacma sapan konusmaya devam etti ve ben de italyancamin yetmedigini bahane edip susturdum. Gecenlerde yine geldi. Tabii hazirlikliyim, hemen su saatinin yerini gosterip ardindan nazikce kapiyi gosterdim. Ay yine basladi PKK falan ... Turkler Kurtleri yok sayamazmis, onlar da ozgur yasamaliymis ... Bu sefer, ki yine nazik bir sekilde, bunu ona soyleyen kisinin PKKli oldugunu, onun boyle propaganda yapmak icin para aldigini, Kurtlerin de gayet ozgur yasadigini soyledim. Bana 'sen de o Turklerdensin' demez mi? Iyi gunler diyip yine kapiyi gosterdim. Sonra binada karsilastik ve hala 'Ozgur Kurtler' falan diye bagiriyordu. Kafami cevirip bisiklete binip uzaklastim ama o kadar sinirlendim ki bunu yazarken bile tuylerim diken diken oldu... 

Sakin kafayla dusununce simdiye kadar gelmis gecmis butun hukumetlere bu sorunu cozmedikleri ve daha da sarpa sardiklari icin cok kiziyorum. Bitmeyen (ve benim inancima gore hic bir zaman da bitmeyecek) Kurt sorununu her yerde karsimiza cikip sinirimizi bozacak. Inanin o Kurtler burada o kadar rahat yasiyorlar ki! Ben vize alirken bin milyon evrak sunuyorum, onlar 'Iskence gordum, cok magdurum' diyip hooop vizeyi aliyorlar. Baska bir acidan yaklasayim. Van'da deprem oldugunda bir suru Kurt kokenli vatandas evsiz kaldi, olumsuz etkilendi. Allah kimseye vermesin, acilarini paylasiyorum ama Twitterda Free Kurdistan veya PKK'nin parali askerleri olan kose yazarlari 'Kurtce bilen psikolog' arayip durdular. Neden Turkce degil de Kurtce bilen  diye sordugumda efendim Turkce bilmiyorlarmis, ana dillerinde kendilerini ifade etmek istiyorlarmis... bak bak bak, o zaman ayni adamlar,kadinlar 'iskenceden kacip' Italya'ya gelince neden hemen Italyanca ogrenip sakir sakir konusyorlar? Cunku burada bir Allahin kulu Italyan onlara 'Kurtce bilen psikolog' bulmaz, bulmadigi gibi bir de s.ktir git der, oturtur k.cinin ustune ... 1999 depreminde Cerkez ve Abhaza kokenli vatandaslar magdur olduklarinda hic Cerkezce veya Abhazaca bilen psikolog talep etmediler. Neden? Cunku bu halklar Kurtler gibi simartilmadilar. Bir gun insallah Kurt sorunu cozulecek ama merak ediyorum, o zaman Kurtler ne yapacaklar? 50 yildir magdur edebiyati uzerinden nemalaniyorlar, istedikleri verilince neye aglayacaklar, kimi suclayacaklar cok merak ediyorum. Eger o su sayaci okuyan adam bir daha geldiginde beni bu sekilde taciz ederse direkt polise haber verecegim. 

Sizi boyle bir yaziysa siktiysam ozur dilerim ama bu da bir Italya gercegi. Eger buralara gelip yasamak istiyorsaniz bunlarla da mucadele etmeniz lazim. 

Sevgileyle kalin, aslinda icimizde sevgi olursa her sorunu cozeriz ama yok iste, yok :( 

2 Ağustos 2012 Perşembe

Sergio Pininfarina

Babasi Battista Pininfarina'yi kisaca anlatmaya calismistim, bugun sira 2. nesil Pininfarina'da...

Sergio Pininfarina

Sergio Pininfarina ve 2008 yilinda kaybettigi oglu Andrea Pininfarina
Sergio Pininfarina 1926 yilinda dogdu ve gectigimiz gunlerde, 3 Temmuz 2012'de hayata veda etti. Zaten 2008 yilinda oglu Andrea sirkete cok yakin bir yerde trafik kazasi gecirip olunce her seyden elini etegini cekmisti. Torino Politeknik Universitesi'nde Makina muhendisligi okuduktan sonra babasinin emekli olmasiyla birlikte 25 yasinda Ferrari'nin tasarimindan sorumlu olan Sergio'nun adi neredeyse Ferrari denilen her yerde anilmaya baslar. Onun icin tarihin en basarili otomobil tasarimcilarindan biri diyorlar ki haksiz da degiller. Efsane Ferrari F40 ve Fiat 124 Spider onun unutulmaz tasarimlarindan bazilari... Oldugunde 'Made in Italy'nin kurucusu artik yok diye haber yapildi. 

Ferrari F40

Fiat 124 Spider 

Enzo Ferrari'yi motoru surucunun arkasinda bir yere yerlestirme fikrini veren kisi Sergio Pininfarina. Ferrari disinda bir cok markanin da tasarimini yapmistir. Ornegin Peugeot 406 Coupe, Maserati GranTourismo, Bentley Azure tasarimlari ona aittir. Pininfarina su anda sadece otomobil tasarimi degil bir cok farkli alanda tasarimlara imza atmaktadir. Bunlardan biri Lavazza icin tasarladiklari kahve makinasi...

Yeri gelmisken bir animi, daha dogrusu trajikomik bir olayi anlatacagim. Pininfarina super tasarimla kahve makinasi yapar ve ismi lazim degil, unlu bir Turk aile bunu Turkiye pazarina sokar. Ancak bu makina yine Lavazza tarafindan uretilen ozel kahve kartusu ile calismaktadir. Bu kartusun Turkiye'ye ithali pahali olmaya baslayinca bizim distributor unlu aile akillik edip kartusun aynisini Cin'de urettirip baska bir firma altinda Turkiye pazarina sokar. Tabii Lavazza salak degil, durumdan hemen haberdar olur ve bu aile ile anlasmasini fes eder ve kahve, makina vs ihracatini durdurur. Ancak Cin'de uretilen kartus da bu makinalarda tam verimle calismaz, su sizdirir falan filan ... Tanidigim iki kiside bu makina vardi ve bu sorun yuzunden guzelim makinayi sus esyasi gibi tutmak zorunda kalmislardi. Biz donelim konumuza ...


Pininfarina firmasi mobilyadan insaata bir cok alanda tasarim yapmaya devam ediyor. Firmanin basinda Sergio'nun oglu Paolo Pininfarina bulunmakta ....


Bovet icin tasarladiklari saat

AirFlow Kask 

Italya Milli Marsi - Fratelli D'Italia

Dun Londra Olimpiyatlari'nda Italya altin madalya kazaninca dedim bloguma Italya Milli Marsi'ni da yazayim ki takipcilerim bundan da geri kalmasinlar. Ben Euro 2012'de Italya finale kalinca meydanlarda taraftarlarin beraber okumasindan cok etkilenmistim. Vatanseverlik duygularimi kabartmislardi. Milli marsin Italya'daki adi  'Inno di Mameli' ya da ilk misrasindan dolayi 'Fratelli D'Italia' imis. Turkce meali ise 'Mameli'nin Ilahisi' ya da 'Italya'nin Kardesleri'.


Oturup size marsi Turkceye cevirmeye calismayacagim cunku Istiklal Marsi'ni bile herhangi baska dile ceviremem.Hatta Turkce okurken bile vurgulamada hata yaparim.  Allahtan google var ve Allahtan baskalari Italyan Milli Marsi'ni baska dillere cevirmisler. Once azicik hikayesinden bahsedelim. 


Adinin Mameli Ilahisi olmasinin sebebi 1847 yilinda henuz 20 yasinda olan Goffredo Mameli tarafindan, Avusturya ile savasirken yazilmasi. Yazildiktan 2 ay sonra Michele Novaro tarafindan besteleniyor. Mameli Garibaldi ile savasmis bir asker ve sadece 22 yasinda savasta yaralanip oluyor. Italya 1946 yilinda cumhuriyet olunca bu marsi da milli mars olarak kabul ediyorlar. Yasalar karsisinda milli mars kabul edilmesi ise 60 yil sonra, yani 2005 yilinda oluyor. Bu Italyanlar her konuda rahat ve gevsek olduklari gibi milli mars konusunda da pek hizli davranmamislar :)


Yukaridaki videoda marsi dinleyip hem italyanca sozlerini hem de ingilizce cevirisini gorebilirsiniz. Bir ara oturup Turkceye de cevirmek isterim ama daha Italya'ya o kadar da derin duygular beslemiyorum. Kaynak olarak Wikipedia'yi kullandim. Asagida da tarihsel olaylarla olan baglantilari icin linkler var. 


   Italyanca Sozleri
Fratelli d'Italia,
l'Italia s'è desta,
dell'elmo di Scipio
s'è cinta la testa.
Dov'è la Vittoria?
Le porga la chioma,
ché schiava di Roma
Iddio la creò.

Fratelli d'Italia,
l'Italia s'è desta,
dell'elmo di Scipio
s'è cinta la testa.
Dov'è la Vittoria?
Le porga la chioma,
ché schiava di Roma
Iddio la creò.

Stringiamci a coorte,
siam pronti alla morte.
Siam pronti alla morte,
l'Italia chiamò.
Stringiamci a coorte,
siam pronti alla morte.
Siam pronti alla morte,
l'Italia chiamò, sì!
    Ingilizce Cevirisi
Brothers of Italy,
Italy has awoken,
Bound Scipio's helmet
Upon her head.
Where is Victory?
Let her offer her locks to [Italy],[2]
Slave of Rome
God created her.

Brothers of Italy,
Italy has awoken,
Bound Scipio's helmet
Upon her head.
Where is Victory?
Let her offer her locks to [Italy] ,
Slave of Rome
God created her.

Let us join in a cohort,
We are ready to die.[3]
We are ready to die,
Italy has called.
Let us join in a cohort,
We are ready to die.
We are ready to die,
Italy has called, yes!

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Battista Pininfarina - Italyan Otomobil Tasariminin Babasi


Eger tasarim sizin de ilginizi cekiyorsa Pininfarina adi hic de yabanci gelmeyecektir. Otomotiv ile baslayan ancak su anda bir cok alanda basit ama son derece şık tasarimlar yapan Pininfarina 'Made In Italy' kavraminin da kurucusu olarak tanimlanabilir.


Boyle basarili bir adamnin hayatini kisaca anlatmak cok zor. Battista Farina 1893 yilinda Torino'da ailesinin 11 cocugundan 10.su olarak dunyaya geliyor. Pinin kelimesi Piemonte aksaninda ufaklik anlamina geldiginden herkes ona 'Pinin' diyormus. Profesyonel hayatinda da Pinin Farina seklinde taniyinca 1961 yilinda soyadini yasal olarak Pininfarina olarak degistirir. 


Battista Pininfarina
Battista Pininfarina(B.P.) daha 11 yasindayken abisinin firmasi 'Stabilimenti Farina'da calismaya baslar ve burada otomobil tasarimini ogrenmeye baslar. 1. Dunya Savasi'nda egitim ucusu yapan ucaklarin govde tasarimindan sorumlu olur. 1920 yilinda ABD'ne giderek orada yeni kurulan ulkeyi gormek ister. Henry Ford ile tanisir. Ford'un ona Ford'da calismasini teklif etmesine ragmen ulkesine doner ancak ABD'nin hizla ilerliyor olmasi onu cok etkiler ve bunu kendi hayat ilkesi haline getirir. 1930 yilinda hayalini gerceklestirir ve 'Carozzeria Pinin Farina'yi kurar. Firmasinin asil ivme kazanmasi 2. Dunya Savasi bitiminden sonra olur. B.P. otomobilin govdesinin gorevinin sadece motoru kapatmak olmamasi gerektigini, yolculari koruyup bunun yaninda son derece şık tasarimi olmasi gerektigini dusunuyordu. Hem Italyan hem de diger ulke otomobil ureticileri ardi ardina onun tasarimlarini kullanmaya basladilar. Fiat'in sahibi Gianni Angelli B.P'nin donemin en basarili heykeltrasi oldugunu soylemistir. 1946 yilinda tasarladigi CISITALIA GT (CIS: Compagnia Industriale Sportiva) NY The Museum of Modern Art'da sergilenmektedir.


CISItalia GT 1946
B.P. gibi guclu bir karakterin Enzo Ferrari gibi guclu bir karakterle ortak is yapmasinin sonucu Ferrari gibi muhtesem bir otomobil olur. 1952'de baslayan ortakliklarinda Enzo Ferrari efsane motorlari tasarlarken Pininfarina ise efsane dis tasarimindan sorumlu olur. Ancak 1961 yilinda B.P. emekli olarak yerini 25 yasinda ve pek de tecrubeli olmayan Sergio'ya ve damadi Carli'ye birakir. 


Emekli olan B.P. artik film yapimciligina da el atar. Firmasinda calisanlarinin kendilerini gelistirmesine cok onem verdiginden 1966 yilinda 'Pininfarina Studies ve Research Center'i kurar. Hayati boyunca bir cok seref madalyasi alan B.P. Nisan 1966'da hayata veda eder. Kendisi kadar basarili oglu Segio Pininfarina'nin hayatini ise ayri bir yazida anlatacagim. 



Italya'da Adana'nin A'si Hangi Sehir?

Eveeet, bir baska gurbetsel soruna daha parmak basmak istiyorum sayin takipcilerim ... Adimi, soyadimi, hatta sirketimin adini italyancada kodlarken hala Adana'nin A'si demek geliyor icimden ama diyemiyorum tabii. Asagida size italyanca kodlamada kullanilan sehirleri yaziyorum. Ben artik ezbere biliyorum ama eger Italyanlarla cok calisilan bir is yapiyorsaniz kolay bir yerde bulundurmanizi tavsiye ederim. Parantez icinde de okunuslarini yaziyorum. Bu arada kodlamanin italyancasi 'Spelling', evet, aynen Ingilizceden almislar... 


Okurken soyle okumanizi tavsiye ederim; A come Ancona (A kome ankona)


A:  ANCONA (ankona)
B:  BOLOGNA (bolonya)
C:  COMO (komo)
D:  DOMODOSSOLA
E:  EMPOLI
F:  FIRENZE
G:  GENOVA (cenova)
H:  HOTEL
I:   IMOLA
J:   JOLLY (jolli) 
K: KURSAAL
L:  LIVORNO
M: MILANO
N: NAPOLI
O: OTRANTO
P: PALERMO
Q: QUARTU (kuarto)
R: ROMA
S: SAVONA
T: TORINO
U: UDINE
V: VENEZIA
X: ICS (iks)
Y: YORK
Z: ZARA


Gecenlerde telefonda kodlama yaparken cok guldum. Simdi Italya'da sirket web adresleri ya abc.it ya da abc.com ... Benim email adresim abc.com.tr olunca cik isin icinden cikabilirsen. Yurt disi ile cok isi olmayan birisine anlatmak o kadar zor ki. En son birisi bana neden abc.tr degil de abc.com.tr diye sordu. Terbiyem elvermediginde icimden geceni soyleyemedim ama boyle gelmis boyle gider seklinde bir espri ile konuyu kapatmaya calistim. Boyle iste, farkliliga gelemeyen italianolarim benim :)