17 Ekim 2012 Çarşamba

Yolcudur Abbas, Bağlasan Durmaz ...

Herkese merhaba!

Bugunlerde hic yazmiyorum. Bunun nedeni bir yazacak konular ile ilgili arastirma yapacak enerjim yok, ikincisi evdeki bilgisayarim bozuk, 20 gundur tamirde. Tank gibi dediler, MacBook aldim, 2 ayda kendin kendini yok etti ya of! Neyse ... Asil yazamama sebebim ise Turkiye'ye donus heyecanimin baslamis olmasi.

Herkesin 'Ay keske orada yasasam' diye hayal kurdugu Italya, hatta Toscana, hatta hatta Floransa maceramin sonuna yaklasmanin heyecani sardi. Tam tarih Kasim 2012, yani 1 Aralik 2012 itibariyle, insallah bir aksilik cikmazsa, Istanbul'da ise basliyorum. Floransa'dan ayrilacagim icin acikcasi biraz burugum. Soylensem de bu sehri cok cok coook seviyorum ve hayatimin sonuna kadar da gelip ziyaret edecegime eminim. Hatta minicik bir Floransa armasi dovmesi yaptirma planim bile var. 

Tabii karsi mahalleye tasinirken bile strez olan insan bunyesi, ulke degistirince daha strez oluyoreee... Aklimda deli deli sorular... Burada yasarken burasini yerin dibine sokuyorum ama Istanbul trafiginde aglarken 'Keske donmeseydiiim' diye krizlere girecek miyim gibi, cok da muhim olmayan dertlerim var. Kiminle konussam 'Sakin donme, deli misin?' diyor ama asil kalirsam delirebilirim. Koskoca 3 yili hem ofiste hem de evde tek basima gecirdim ve acikcasi tahammul sinirimin sonundayim. Artilar, eksiler vs vs vs ama sonucta Saskinbakkal Bagdat Caddesi'ne, aileme, dostlarima, Caddebostan Sahil Yolu'na, Kizilkayalar islah hamburgere, iskender kebaba, Cengelkoy raki-balikcima, 5 TLlik benzine, sokak simidine, gercek yogurt ve beyaz peynire, ofisteki arkadaslarla muhabbete, dostlarimin cocuklarinin buyumelerine sahit olmaya, Ceylancigimla caddede kahve icmeye (sevgili ablacigim Canan'cigim bunu yazmama cok alinmis, 18.10.12 ekleme yapiyorum, Canan'cigimi cok seviyorum, en cok ona dondugume seviniyorum), kopru trafigine, Rumeli'de kahvalti etmeye, manikurcume, kuaforume, kapicimiza (ki cop atmaktan bana gina geldi), Kadikoy Carsi'ya .... kisacasi eve donecegime o kadar seviniyorum ki yaz yaz bitiremem. Hepsini birakin supermarkette, barda, kafede, sokakta insanlarla sosyallesmeye calisirken 'Ay bunun italyanca nasil anlatirim ki simdi' derdine, tasasina son, OH BE!

Tabii Italya gibi burokrasinin sahane(!) isledigi bir ulkede sisteme kaydolmak ne kadar zorsa simdi o sistemden kaydimi sildirme maratonu baslayacak. Basima komik, ders alinmasi gereken olaylar geleceginde adim gibi bildigimden hepsini sizinle tek tek paylasacagim. Bu arada bu blog ne olacak diye soran yok hi??? o kadar mi biktiniz bakayim?? saka saka, bu blog yine acik kalacak ve ben yine yazmaya devam edecegim ama yayin sayisinda azalma tabii olacak. 

Yasasin Yeniden Baslayanlar icin Istanbul!!!!
Bu sarki da benden size gelsin :)





5 Ekim 2012 Cuma

Yalan Dunya, Gercek Floransa...



Dun aksam bunu seyrettigimden beri guluyorum ve Gulse Birsel'i tekrar alkisliyorum. Bence onun Floransa'da yasayan ya da yasamis bir arkadasi var veya benim tweetlerimi okuyor. Dizide Nurhayat karakterinin Floransa'da master yapan abisi ile telefon konusmasi bizim buradaki yasamimizi 10 saniyede ozetlemis. Yaz aylarinda Arno Nehri koksa da sehir eglenceli ama kisin hepimiz eve kapanip dizi izliyoruz. 

Hepimize savassiz, baris dolu gunler dilerim ...