6 Nisan 2013 Cumartesi

Bir Yurda Donus Hikayesi Bolum 3: Acaba Ben Italya'yi mi Ozluyorum?

Biliyorum, buralari cok bos biraktim ama gecerli sebeplerim var. Her ne kadar sadece 3,5 yil ayri kalmis olsam da Floransa'daki duzenimden Istanbul'daki duzenime gecisim biraz karin agrili oluyor. Tami tamina 4 aydir Istanbul'dayim ama Istanbul'u cok ozluyorum. Yanlis yazmadim, Istanbul'u ozluyorum ...

Bir turlu kafami toplayip yazlilar yazamadim ama bugun yazacagim. Hep ertele ertele nereye kadar, degil mi? Hava da guzel, actim cami pencereyi, sanki Floransa'da benim evin onundeki parktaymisim gibi, buradaki zevksiz, carpik curpuk binalara degil de, Arno'da antreman yapan kurek takimlarini izliyormusum gibi, bir yandan da bloguma yazi yaziyormusum gibi yapmaya karar verdim.

Yanlis anlama olmasin, yaptigim isi cok cok seviyorum. Bu yuzden de Istanbul'a dondugume cok ama cok seviniyorum. Floransa'da ofiste tek basima kafayi yemekten, bos bos internette surf yapmaktan bunalmistim. Burada ekip olarak cok guzel isler cikartiyoruz. Ama ya is cikisi??? Istanbul trafigi ile bogusmamak icin ofisin yakinina (ofis Yenisbosna'da) tasinmaya karar verdim ve Bahcelievler'de ev tuttum. Ev ile ilgili onlarca sorunum var, ondan zaten cok mutsuzum. Hic burada anlatip icinizi baymayacagim ama cevreden bahsetmek istiyorum.

Biliyorsunuz, ben bisiklet manyagiyim ve araba kullanma karsitiyim. Bu yuzden de gidip hemen araba almadim. Ise servisle giderim, hafta sonu da toplu tasima kullanirim gibi hayallerim vardi. Tabii hayaller yikildi, 2 ay icinde bir taksici katili olmadan gidip araba aldim. Hos arabami cok seviyorum, trafik varmis yokmus pek takmiyorum. Ama trafikteki agir amelelerle mucadele beni bitiriyor. Mesela yayaya yol vermek Turkiye'de ana avrat kufur sebebi. Bir gun bir doblo veya minibus soforu beni girtlayacak ama ben takmadan, inatla yayaya yol veriyorum. Belki onlar da gidip baskalarina yol verirler ve bir gun biz de medenilesiriz. Donel kavsaklar ... ah Avrupa aah ... kimse laf etmesin, donek kavsaklar zaten medeniyet gostergesi ama Istanbul'da i-ih... illa yol senin, baskasi olsun bitsin gebersin kahrolsun cunku bir tek senin acelen var, baskasinin yok. Sonra siraya en onden girmeye calisanlar. Bir tek siz akillisiniz, biz aptaliz ama bir degil, iki degil. Birine yol verdin, arkasi kesilmiyor. Saygili olmak, sira beklemek resmen enayilik burada ...Kimse alinip gucenmesin ama Bagdat Caddesi'nin bile amele doldugu bir donemde her yerde racon agir amele olmak olmus. Herkes pacoz, zevksiz, kaba ... Arabalar ya ticari oto (kango, doblo gibi) ya da kocama kocaman gorgusuz 4x4'ler ki iclerinde de bir o kadar agir amele, hani boyle karikaturlerde cizilen tiplemeler vardir ya, onlar gibi kaba saba tipler var. Hayatta kalabilmeniz icinde sizin de cebinizin parali ve son derece kaba, gorgusuz, cirkef falan olmaniz gerekiyor. En ufak sorunu bile konusarak cozemiyoruz, illa kavga edilecegiz. Kimse gulmuyor Istanbul'da, genel mutsuzluk soz konusu. Mesela benim cevremde herkesin evi, arabasi, maddi imkani var ama oturup kimseyle kahkaha atip laflayamiyorsun. Ya isinden, ya esinden, kaynanasindan, ya cocugunun okulundan ... ya bir seyden cok mutsuz herkes ve cozum bulunmuyor, kronik mutsuzluk maalesef. Muhafazakar hukumetten dolayi zaten iyice millet icine kapanmis, ne espri yapiliyor ne elestri. Gazetelere gore her sey gulluk gulustanlik ama twitteri ac, ay 2 dakika icinde kendini vurursun. Ha bir de mutlaka ya sevgilin olacak, ya kocan/karin. Yok mu birisi hayatinda sorulari, mutluluk illa sevgilide, kocada, karida. Tek basinaysan siritik siritik sana bi sevgili bulalim esprileri. Gerginsen tek nedeni sevismiyor olman. Sevgilin olmadan sevisirsen zaten en adi kenar mahalle o.pususun, cok net! Evli veya sevgilisi gergin olanlar ne ayak o zaman? onlar da demek ki sevismiyor, mantik bu :) Okuyan olur mu bilmiyorum ama bana 'yok mu hala biri hayatinda?' diye soranlara cevabim, var ama nazar diye soylemiyorum, var mi bi diyeceginiz? :) Ha bir de agir sekilde nazar deger korkusu var. Sevgilin varsa onu, ev aldiysan fiyatini, hamileysen 5 ay hamile oldugunu falan saklaman lazim ki aman aman aman nazar degmesin. Ama sen her seyini didik didik anlatmak zorundasin. Ola ki anlatasin gelmedi, bu zehra'ya da italya'da bir haller oldu bakislari :) yolda karsilastigin eski tanidiklarla 'ay mutlaka goruselim'ler ... ben karar aldim, 'kismetse gorusuruz' diyorum. cunku hep senin araman lazim, karsidaki ev kadini olsa da, sen cok yogun calissan da i-ih, sen arayacaksin, o prenses, o ancak aranir aramaz :)

Sonucta galiba ben Istanbul'u degil de galiba Italya'yi, hatta Floransa'yi cok ozluyorum ... 4. ayin sonunda pes ediyorum ve itiraf ediyorum :) Orada cok kucuk bir cevrem vardi ama ne biliyim, daha mi samimiydik, birbirimize daha rahat ve kaliteli zaman mi ayiriyorduk, birbirimize hava atma ihtiyaci mi duymuyorduk, hepimiz birbirimizi hatasiyla sevabiyla kusurlariyla mi kabul etmisti, bisikletler mi bizi mutlu ediyordu, chianti sarabinin sirri mi, aperativoya gidince mi sakinlesiyorduk .. neden ben orada daha huzurluydum da kendi memleketimde, aileme, dostlarima bu kadar yakin yasarken, turkce konusurken bu kadar huzursuz ve gerginim? Artik hic yuzum gulmuyor, kolestrolum cikti, kilo aldim ... Gun boyunca tek hayalim ya havuza gidip yuzmek ya da yatip uyumak. Baska hayalini kurdugum bir sey yok. Tabii mucadeleye devam, umarim daha mutlu mesut bir yazi ile karsiniza cikarim. Sizlere yine komik komik yazilar yazmaya devam ederim ama belirteyim cok ama cok ama cok slklLdlm.

Hepinize cok guzel bir bahar dilerim
Zehra the Mutsuz :)

19 yorum:

  1. Bunlarda gecer Zehroshum, Londra dan dondugumde hissettiklerimin aynisini dile getirmisin..Bizimkilerde eksik olan sey SAMIMIYET!.Yaklasik 1 sene icerisinde alisiyosun zaten ortama mecburen, uymuyosun millete ama alisiyosun..Az kaldi:)

    YanıtlaSil
  2. Zehra hanım merhaba,
    Ben İstanbul'dan uzun zaman oldu Ankara'ya taşınalı, burası ve Türkiye'nin çoğu köşesi aynı söylediğiniz gibi, mutsuz, gri bir ülkenin insanları olma yolundayız maalesef...
    Ama siz boşverin o çevrenizdeki mutsuz insanlar, her gün İstanbul'da yaşadığınız ya da en azından yaşadığınız için ne kadar şanslı olduğunuzu hatırlayın, emin olun o kişiler zamanla görünmez oluyor ve koca kalabalıkta sadece ruhu ve gülüşü ışık saçanları görebiliyorsunuz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      zaten ben de burada yasamak istedigimden geri dondum. Istanbul gercekten cok guzel ya! Yurt disindan donus yapanlar bana en gec 1 sene icinde alisacagimi soylediler. Alisinca buraya yazarim artik :)
      sevgiler

      Sil
  3. Merhabalar,
    Blogunuzu bir süredir takip ediyorum ve benim hayalim de bir gün İtalya'da yaşamak.Hayat neler gösterecek bilinmez.. :)
    Sizin fikrinize katlıyorum.Doğduğumdan beri İstanbul'da yaşamama rağmen neden bahsettiğinizi çok iyi anlıyorum ama ne yapabiliriz ki?Düşünüyoruz nerede samimiyet, nerede saf bir tebessüm.Herkes kendi hayatını, düşüncelerini özgürce yaşayamaz mı?
    Gerçek şu ki; önemli olan bizim ne olduğumuz, hangi tarafta olduğumuz.Aradığınız cevabı bulmanızı ümit ederim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cevabi bulursam buraya hemen yazacagim :)
      sevgiler

      Sil
  4. Bu yazıdan sonra benimde koşarak gidip İtalya ya yada baska bir medeni ülkeye gidip yaşayasım geldi..Cerkezköyde sınıra yakın, ora olur mu acaba?? Gerçi ordada çok Doblo var..:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. doblo, connect, caddy, fiorino, kangoo, nemo, logan, partner ... butun minivan grubuna son derece hakimim :) yakinda blogumda en agir amele surucu hangi markada gozlem sonuclarini yazacagim :)

      Sil
  5. SİZDEN UMUDUMU KESMİŞTİM! açıkcası 15 GUN kadar önce bloğunuzu masa üstümden silicektim:) sonra birkacgun daha bekle bir daha yazısını görmezsen silersin dedim simdi takip ettigim bloglara bakarken aklıma geldi bibakim oldum :):) anliyacagin cok mutlu oldum eski bir arkadasımı bulmuş gibi sevindirik oldum bı heves yazını okudum açıkcası üzüldüm :(:(:( Simdi biraz sohbet edelim istiyorum yazicaklarim bir sonraki gonderimde adım SU DOGA

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o zaman hafta sonu oturup bir şeyler yazayım sizin için. diğer yorumunuzu da yayınlamadım.

      Sil
  6. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. İtalya yazılarınızdan sonra gidip şu manzaraya karşı oturmak istedim... http://jabiroo.com/tr/otel/capri-tiberio-palace

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne güzel, inşallah gitmişsinizdir :)

      Sil
  8. Zehra hanım merhabalar.Uzun bir süredir İtalya'ya olan hayranlığım sonunda İtalyanca öğrenme hevesine dönüştü. Hatta abarttım oralarda bir de mastır yapmayı planlamaya başladım. Derken bloğunuzu buldum. Şimdi sizden kendi başına İtalyanca öğrenmeye çalışan bana daha önce bu yollardan geçmiş biri olarak yardımcı olmanızı rica ediyorum. Çalıştığınız kaynakları anlatmışsınız bu kitapları aldım ancak bunlar yerine şu kurslarda okutulan italyanca yazılmış gramer kitapları daha mı faydalı olur. Ya da uzun uzun gramer çalışmaktansa sürekli bir şeyler mi okumalıyım, fiil çekimlerini ezberlemek için nasıl bir yol izlemeliyim vs. Öğrenme sürecinde size faydalı olan yöntemler, kitaplar vs. bir kaç tüyo verirseniz seviniri. Takipteyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhaba, açıkçası dil öğrenme kişiden kişiye değişiyor ama ilk etapta size TV izlemenizi öneririm. anlamasanız da bol bol İtalyanca TV izleyin, mesela haberleri çünkü oradaki İtalyanca çok temiz. Daha sonra alt yazılı İtalyanca film izleyin, mesela Ferzan Özpetek filmelri. Daha sonra basit kitaplar okuyun, çok kullanılan fiillerin çekimlerini öğrenin falan... ben yahoo.it okuyorum, twitterda ve facebookta İtalyanca sayfalar takip ediyorum. ne bulursam okuyorum, anlamasam da okuyorum. şimdilik bu kadar aklıma geldi. geç cevabım için de kusura bakmayın. sevgiler

      Sil
  9. Zehra Hanım Merhaba , İtalya'dan döndüğümde yaşadığım hayal kırıklıklarımı anlatmışınız.Ben de aile ,arkadaş özlemiyle geri dönmüştüm ama orada alıştığım düzeni ,çevreyi,insanları burada bulamayınca hayal kırıklığı yaşadım.Orada hayatı ,doğayı dolu dolu yaşayabiliyorsunuz ama burada bir eksilik var.İnsanların stresi sizi de etkiliyor,herkes o ne der bu ne der düşüncesinde...Kısacası ben de sizin gibi İtalya'yı çok özledim, hele ki Collemaggio çimlerinde yatıp saatlerce kitap okumayı çok ama çok özledim......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. maalesef şu günlerde İtalya'yı, daha doğrusu saçma sapan stresli ortamdan uzak bir yerlerde yaşamayı özlüyorum. niye kendi memleketimizde bu kadar mutsuz ediliyoruz, anlamıyorum :(

      Sil
  10. Blog çok güzel olmuş bende bu mayis 3 te İtalya ya geliyorum oradaki arkadaşlar ile irtibata geçmek ve tecrübelerinden faydalanmak isterim onurferhan@hotmail mail adresim maillerinizi bekliyorum

    YanıtlaSil